“Güzel öldüler’den ‘üzerlerinde fazla da toprak yoktu..’ya!



2010’da Karadon TTK müessesinde yaşanan grizu faciasında can veren 30 işçinin ardından dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı “güzel öldüler” demişti. Bugün Trabzon Hayrat’ta medyana gelen iş cinayetinde can veren üç işçi için de İlçe Belediye Başkanı ve AKP Belediye Başkan Adayı Mehmet Nuhoğlu “Üzerlerinde fazla da toprak yoktu ancak takdiri ilahi böyleymiş” dedi. Sermayenin aklıyla düşünen burjuva siyaset erbabı için işçilerin çalışırken ölmelerinin anlamı bu sözlerdeki buz soğukluğunda saklı


Bugün Trabzon’un Hayrat ilçesinde Of- Hayrat Grup İçme Suyu Projesi’nin alt yapı çalışmaları sırasında göçük meydana geldi ve toprak altında kalan Mehmet Sultan Allahverdi, İbrahim Keskin ve Dinçer Uzunosmanoğlu isimli 3 işçinin cansız bedenine ulaşıldı. Bu göçüğün hatta test amaçlı verilen tazyikli su nedeniyle meydana geldiği belirtiliyor! Anlayacağımız bu iş cinayeti de önlem alınmadan işçilerin canı hiçe sayılarak yapılan çalışmaların bir sonucu olarak yaşanmıştı.

Üç işçi bile bile katledilmişken Hayrat Belediye Başkanı ve AK Parti’nin ilçe belediye başkan adayı Mehmet Nuhoğlu’nun buz soğukluğundaki sözleri sermaye ve siyasi uzantılarının işçilerin ölümleri karşısındaki insanlık dışı soğukkanlılıklarını bir kez daha hatırlattı.

Nuhoğlu’na göre üç işçi boruya kaynak yaparken meydana gelen heyelanının altında kalmıştı, buraya daha önce de hat döşenmişti, borular tekrar arıza yapınca yeniden döşeniyordu diye sıraladıktan sonra hemen müdahale edildiğiyle hava atıp ardından da son derece normal bir şeymiş gibi “3 işçimiz rahmetli oldu; cenazeleri çıkartıldı” diyordu.

Daha vahimi ise arkasından ettiği sözlerdi: “Üzerlerinde fazla da toprak yoktu ancak takdiri ilahi böyleymiş”!

Burjuva siyasetin sermaye kafasıyla düşünmesinin, işçileri ve genel olarak halkı bir nesne olarak tasniflemesinin ya da onlardan öyle bahsetmesinin, iş cinayetlerini ise “takdiri ilahi” olarak tanımlamasının yabancısı değiliz. Ama her defasında insan “bu kadarına da pes doğrusu” demeden edemiyor.

AKP’li aktörlerin bu konudaki siciliyse hayli kabarık. Sayısız işçi katliamı karşısında bizzat Erdoğan’ın tekerleme gibi yinelediği “bu işin fıtratında var”, söz konusu tutumu çarpıcı bir özetidir.

Fakat “üzerlerinde fazla da toprak yoktu” sözü en çok da 17 Mayıs 2010’da TTK’ya ait Karadon Maden Ocağı’nda meydana gelen ve 30 işçinin canına mal olan grizu faciasının ardından konuşan dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’in “Güzel öldüler. O konuda ben acı çekmediklerini ve fizik olarak da güzel öldüklerini buradan rahatlıkla söyleyebilirim” sözlerini hatırlattı.

İşçiler için çalışırken ölmek doğaldı onlara göre. Hatta ‘acı çekmeden ölüyorlarsa ne mutlu onlara’ydı! Ya da “üzerlerinde fazla da toprak yokken” ölmüşlerse bunun adı da takdir-i ilahiydi! Bu takdir-i ilahi ne hikmetse hep işçiler için oluyordu ama!

Pervasızlığın bu denli fütursuzlaşmasının da bir sonu olmalı ve işçi sınıfı örgütlendikçe o son da uzak değil!.