İSİG Meclisi: Ocak Ayında En Az 177 İşçi Çalışırken Öldü!



İSİG Meclisi, ocak ayı iş cinayetleri raporunu açıkladı. 6 Şubat depremine, Kartalkaya Grand Kartal Otel yangınına geniş yer verilen raporda bu ayda en az 177 işçinin çalışırken öldüğü tespit edildi


İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, yüzde 75’ini ulusal basından; yüzde 25’ini ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından edindiği bilgilerle hazırladığı ocak ayı iş cinayetleri raporunu açıkladı. Buna göre ocak ayında en az 177 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

Bu ayki raporun giriş bölümünde deprem ve iş cinayetlerine geniş yer verilen raporda “Deprem esnasında işyerinde ya da patronun talimatıyla bölgede olan (geçici görevlendirme, seminer vb. faaliyetler nedeniyle) bütün işçilerin ölümü iş cinayeti (resmi terimle iş kazası) kapsamına girer” denildi. Bu kapsamda İskenderun Devlet Hastanesi, Antakya Eğitim ve Araştırma Hastanesi başta olmak üzere bazı hastanelerin veya belli bölümlerinin yıkıldığı hatırlatıldı. Ayrıca ykılan otel, lokanta, oto tamir, belediye, genel işler vb. işyerlerinde gece vardiyasında çalışırken ya da staj yaparken ölen işçilerin de iş cinayeti kapsamında olduğu belirtildi.

Deprem sırasında ve sonrasında işçilere yönelik muamelelere dikkat çekilen raporda, “Tespit edebildiğimiz kadarıyla çoğunluğu hastanelerin ve otellerin çökmesi nedeniyle 158 işçi deprem esnasında hayatını kaybetmiştir. Ancak deprem o kadar yıkıcıydı ki devlet dışında hiçbir kurumun araştırmaları ile ölen işçilerin gerçek sayısının öğrenilebilmesi mümkün değildir” denildi.

Deprem sonrasında bölgeye giden işçi ölümlerine ya da hasarlı binalardan mal çıkarmaya zorlanan işçilerin bu sırada hayatlarını kaybetmelerine örneklerle yer verilen raporda deprem sonrasında göç etmek zorunda kalan işçilerin çalışırken ölmelerine ya da intihar etmelerine de özel bir başlık ayrıldı.

Raporda depremden sonra şehirlerin inşası sırasında yaşanan iş cinayetlerine de ayrıntılarıyla işaret edildi:

2023 yılında 6 Şubat sonrası en az 51, 2024 yılında en az 107 ve 2025 yılının otuz yedi gününde en az 11 olmak üzere deprem şehirlerindeki yeniden inşa faaliyetlerinde iki yılda en az 169 inşaat işçisi hayatını kaybetti.”

Raporda bu ölümlere dair ayrıntılara (nasıl gerçekleştiği, ölen işçilerin yaşları, çalıştıkları bölgeler, …vs.) yer verildi.

Raporun devamında Ocak ayında yaşanan iş cinayetlerine dair ayrıntılı bilgiler yer aldı.

Ocak ayında en az 177 iş cinayeti

Ocak ayında çalışırken ölen en az 177 işçiye dair ayrıntıların paylaşıldığı raporda işkolları, ölüm nedenleri, örgütlülük durumları vs. başlıkları altında şu bilgiler yer aldı:

İnşaat, taşımacılık, konaklama, tarım işkolları en fazla ölümün meydana geldiği işkolları oldu. İş cinayetlerine sektörel olarak bakarsak hizmette 56 işçi, sanayide 55 işçi, inşaatta 43 işçi ve tarımda 23 işçi hayatını kaybetti. Taşımacılık, tarım ve moto kurye ölümlerinde trafik kazası; inşaat ve tarımda ezilmeler; inşaatta yüksekten düşmeler; otellerde yangınlar ve her sektörde kalp krizi nedenli ölümler öne çıkıyor.

“Patronların maliyet görüp İSİG önlemlerini almaması ya da yetersiz alması, devletin gerekli denetimleri yapmaması, aşırı-uzun-yoğun çalıştırma ve sendikal örgütlenmenin engellenmesi iş cinayetlerinin temel nedenlerini oluşturuyor” denilen raporda hayatını kaybeden göçmen işçiler hakkında şu bilgiler yer aldı:

Bu ay 13 göçmen işçi (3’ü Iraklı, 2’si Suriyeli, 2’si Afganistanlı, 2’si Kenyalı, 1’i Endonezyalı, 1’i Filistinli, 1’i İranlı, 1’i Türkmenistanlı) hayatını kaybetti. Göçmen işçilerin 4’ü hizmet, 3’ü sanayi, 3’ü inşaat ve 3’ü tarım sektöründe çalışıyordu.

Raporda ölen işçilerden 5’inin sendika üyesi (3’ü belediye ve 2’si tersane), 172’sinin ise sendika üyesi olmadığı kaydedildi.

Bolu Kartalkaya Grand Kartal Otel’de yangın

36’sı çocuk 78 kişinin hayatını kaybettiği Kartalkaya Grand Kartal Otel yangınına dair şunlar belirtildi:

Bir, milyonlarca dolar kar eden otelde en temel yangın önlemleri (yağmurlama, ikaz, alarm, çıkış levhaları, merdiven vb.) alınmadı. İki, denetim görevini yapması gereken Turizm Bakanlığı’nın bunu yapmadığı, mevzuatların patronların isteği doğrultusunda bir sistemin hayata geçirildiği, bu noktada Belediyenin işlevsizleştirildiği (fiilen bildirimde bulunabilirliği tartışılmalı) görülüyor. Üç, Çalışma Bakanlığı’nın İSİG denetimlerini yapmadığı ve otelde çalışan işçilerin çalışma (ve burada yaşama) koşulları üzerine üzerine düşeni yapmadığı ortaya çıkıyor.

Sonuç olarak, Grand Kartal Otel’de başlayan yangın, ihmaller ve denetimsizlik yüzünden katliama dönüştü. Türkiye’yi sarsan bu acıdan sonra, tıpkı maden katliamları, yurt yangınları, toplu ölümlerin yaşandığı iş cinayetlerinde olduğu gibi iktidar, bürokrasi ve burjuva basın arasında gerçek sorumluları gizlemeye yönelik “Katil kim” oyunu oynandı. Tüm katliamlarda olduğu gibi “Katilin kim” olduğu acının büyüklüğüne ve kamuoyunun reaksiyonuna göre hesaplanarak bulunuyor. Toplumun kolektif yasını ve öfkesini dindirmek için hızlıca yapılan soruşturma ve yargılamalardan sonra hiçbir şey olmamış gibi hareket ediliyor. Göstermelik soruşturmaların ve cezaların hızlandırılmasının arkasındaki motivasyon ise asla değişmiyor; öfkenin bireysel kabuğunu kırarak kurumsallaşmasını ve iktidar mekanizmalarını hedef almasını engellemek. Yukarıda Kartalkaya Katliamı’ndaki sorumluları üç maddede belirttik. Daha genel olarak belirtmek gerekirse de; işletme maliyetlerini düşürmek için yangın tedbirlerini almayan, ihmallere ve denetimsizliklere yol veren, işletmelere kolaylık sağlamak için mevzuatı sürekli esneten ve değiştiren, doğayı talan ederken de işçileri sömürürken de her türlü imtiyaz ve teşvikten yararlanan büyük bir sermaye ağının karşımızda olduğunu söylemeliyiz.

Çocuk, genç, yaşlı ölümleri artarak devam ediyor

Ocak ayında iş cinayetlerinin yaş gruplarına, cinsiyetlerine, şehirlere göre ayrıntılı bilgilere yer verilen rapor şöyle devam etti:

15-17 yaş arası 5 çocuk/genç işçi, 18-29 yaş arası 34 işçi, 30-49 yaş arası 67 işçi, 50-64 yaş arası 53 işçi, 65 yaş ve üstü 9 işçi ve yaşını bilmediğimiz 9 işçi hayatını kaybetti.

MEB, mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarının eğitime erişiminin artırılması amacıyla illerdeki milli eğitim müdürlüklerinin de katılımıyla “Eylem Planı Hazırlık Çalıştayı” gerçekleştirdi. Bu adımın da her yıl açıklanan diğer genelgeler vb. gibi kağıt üzerinde kalıp kalmayacağını Nisan ayından itibaren göreceğiz. Çünkü Bakanlığın bugüne kadar yaptığı her adımda anlık yaklaşımlar sergileniyor ve bu nedenle de bir sonuç alınamıyor. Oysa planlı ve uzun vadeli bir çalışma yapılsa, çocukların eğitimden uzak kalmasını önlemek için kapsamlı bir program hayata geçirilse sonuç alınabilir. Diğer yandan geçen yıl “Emekliler Yılı” ilan edilmişti ama onlarca emekli çalışırken hayatını kaybetmişti. Ocak ayında da 50 yaş üstü çalışırken hayatını kaybeden işçilerin oranı yüzde 36. Yani bu ay her ölen 3 işçinin en az 1’i emeklilik çağındaydı.

Kadın işçiler

Ocak ayında iş cinayetlerinde ölenlerin 15’i kadın işçiydi. Kadın işçilerin 8’i konaklama, 3’ü cam, 1’i metal, 1’i lojistik, 1’i sağlık ve 1’i genel işler işkolunda çalışıyordu. Burada özellikle toplu iş cinayeti olarak meydana gelen kadın işçi ölümlerinin altını çizmek istiyoruz:

30 Ocak’ta Denizli Pamukkale’de 08.25 sularında Beycam cam imalat fabrikası işçilerini taşıyan servis minibüsünün alt geçitte devrilmesi sonucu 55 yaşındaki Elif Karadağ, 45 yaşındaki İlkay Tosun ve 41 yaşındaki Dilek Sarı; 21 Ocak’ta Bolu Seben’de Grand Kartal Oteli’nde 02.40 sularında çıkan yangında 27 yaşındaki Eslem Uyanık, 25 yaşındaki Esra Nazik, 24 yaşındaki Dilara Ermanoğlu ve 25 yaşındaki Şevval Şahin; 18 Ocak’ta İstanbul Ataşehir’de 03.30 sularında The Hera Business Hotels & Spa Oteli’nde çıkan yangında 30’lu yaşlardaki işçiler Kenyalı Ann Wangui Muchoki, Endonezyalı Sri Yuni Wahyuni ve kimliğini öğrenemediğimiz bir göçmen işçi hayatını kaybetti. İşte, bu ölümler her anlamda güvencesizliğin bir özeti…

İş cinayetlerinin meydana geldiği şehirler

Ocak ayında Türkiye’nin 47 şehrinde ve yurtdışında yedi ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleştiğini tespit ettik:

30 ölüm İstanbul’da; 10 ölüm Ankara’da; 8’er ölüm Denizli ve Konya’da; 7 ölüm Adana’da; 6’şar ölüm İzmir ve Malatya’da; 5’er ölüm Antalya, Bursa ve Sakarya’da; 4’er ölüm Adıyaman, Aydın, Balıkesir, Bolu, Gaziantep, Kahramanmaraş, Kocaeli ve Mersin’de; 3’er ölüm Amasya, Hatay, Kırşehir, Manisa, Zonguldak ve İsrail’de; 2’şer ölüm Çorum, Elazığ, Nevşehir, Ordu, Rize, Samsun ve Şırnak’ta; 1’er ölüm Afyon, Artvin, Bartın, Erzurum, Giresun, Isparta, Kayseri, Kütahya, Mardin, Muş, Niğde, Osmaniye, Siirt, Şanlıurfa, Uşak, Yalova, Yozgat, Bulgaristan, Filistin, İran, Kuzey Kıbrıs, Romanya ve Suudi Arabistan’da meydana geldi…

Rapor hayatını kaybeden 177 işçinin isimleriyle son buldu. Tamamına BURADAN ulaşabilirsiniz.