Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi öğretmenleri Ankara’ya doğru başlattıkları Büyük Öğretmen Yürüyüşü’nün 4. gününde yollarına devam ediyorlar. Yürüyüş ile ilgili olarak Merkez Yürütme Kurulu Kadın Sekreteri Rabia Atbaş ile yaptığımız röportajı yayınlıyoruz.
Alınteri: Büyük öğretmen yürüyüşünüzün 3. günü geride kaldı. İlk günden bu yana nasıl geçti?
Rabia Atbaş: İlk gün Kadıköy’de genel merkezimiz önünde basın açıklaması yaparak yürüyüşümüze başladık.
Daha sonraki gün Kartal’dan Pendik’teki Nazmi Arıkan Fen Bilimleri Kursu önüne geçtik. Çünkü bu kurs, yaptığı usulsüzlüklerle taleplerimizin ne kadar gerekli olduğunu açıkça ortaya koyuyordu. Her yıl belirli aralıklarla önüne gitmek zorunda kaldığımız bu kurum, öğretmenleri düşük ücretlerle çalıştırdığı yetmiyormuş gibi, istifa zoruyla 10 aylık sözleşmeler dayatıyor. Mevcut yetersiz özlük haklarımızın hiçbirini vermiyor, belirli süreli iş sözleşmesinin getirdiği tüm olumsuzlukları öğretmenlere en kötü haliyle yaşatıyordu.
Oradaki açıklamamızın ardından Gebze’ye geçerek, oradaki üyelerimiz ve diğer dayanışmacı sendikalar tarafından karşılandık. Ardından Gebze çıkışındaki DYO işçilerinin grev çadırını ziyaret ederek dayanışma ruhuyla gücümüze güç kattık ve İzmit merkeze geçtik.
Alınteri: Uğrak yerlerinizde basın açıklamaları yapıyorsunuz. Yereldeki insanların tepkileri, destekleri nasıldı?
Rabia Atbaş: Gittiğimiz her merkezde hem orada yaşayan yurttaşlar hem de kitle örgütleri ve sendikalar tarafından alkışlarla, sloganlarla karşılandık. Herkes tarafından desteklendiğimizi görmek tüm yorgunluklarımızı unutturdu. Her gün daha da enerjik bir şekilde amacımıza doğru ilerliyoruz.
Gittiğimiz iller ve ilçelerde İl Milli Eğitim Müdürlükleri ile Eğitim Komisyonu üyelerine ait kurumların önlerine gittik, basın açıklamaları yaptık. İbrahim Taşel, Metin Özer, Ahmet Akça gibi taleplerimiz doğrultusunda öğretmenden yana tutum sergileyebilecek yetkililere bu kurumların önlerinden seslendik. Aynı zamanda Sınav, Çözüm, Final gibi özel eğitim kurumlarının önlerine giderek tepkimizi dile getirdik.
Şimdi ise Bozüyük’ten çıktık, Eskişehir’e doğru ilerliyoruz. Bu akşam Eskişehir’de yerel halk, öğrenciler, veliler, öğretmenler ve emekçiler tarafından coşkulu bir şekilde karşılanacağımızdan eminiz. Gittiğimiz her yerde halk, haklılığımızın farkında olarak bizi sarıp sarmaladı.
Alınteri: Yürüyüş sırasında herhangi bir engelleme ile karşılaştınız mı? Karşılaştıysanız ne gibi engellemeler oldu bunlar?
Rabia Atbaş: Bazı engellemelerle karşılaştık. Emniyet, yürümemize izin vermeyeceğini söyledi. Fakat yaptığımız müzakereler sonucunda yürüyüşümüz başladı. Ara ara durdurulduk, ancak kararlılığımız sayesinde yeniden ilerlemeye devam ettik.
Alınteri: Geçen 3 gün içinde esas muhatabınız olan Milli Eğitim Bakanlığı sizinle hiç temasa geçti mi ya da bir iletişim oldu mu?
Rabia Atbaş: Bizler yürüyüşe devam ederken, Eğitim Komisyonu üyeleriyle iletişime geçerek 1 Temmuz’da toplanmalarını ve taleplerimizi gerçekleştirmelerini sağlamak için elimizden geleni yapacağız.
Çünkü başka çaremiz yok. Sevdiğimiz mesleğimizin gözlerimizin önünde yok edilmesini seyredemeyiz. İnsanca yaşam koşullarımızı sağlayacağız. Öğretmenliği yaşatacağız!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!