Alınteri YouTube kanalının yeni programı #DoğruMuBu, ilk bölümüyle izleyicilerle buluştu. Manipülasyon ve spekülasyonun yoğun olduğu bu dönemde gerçeği arama misyonuyla yola çıkan programın ilk gündemi “CHP’ye yönelik son operasyon dalgası ve CHP bu dalgayı yarabilecek mi?” sorusu oldu. Alınteri ve Devrimci Proletarya dergisi yazarları Mürüvet Küçük ve H. Selim Açan konuyu değişik yönlerden ele aldılar.
Küresel Kriz ve Yeni Rejim Biçiminin Yükselişi
Mürüvet Küçük, CHP’ye yönelik saldırının sadece yerel bir çatışma olarak ele alınmasının eksik bir yaklaşım olduğunu vurguladı. Kapitalist sistemin dünya çapında yaşadığı sistem kriziyle ilişkisine dikkat çekti. Yeni bir dünya savaşı ihtimalinin konuşulduğu bu katmanlı kriz sürecinin yeni rejim biçimlerini burjuvazi açısından bir ‘ihtiyaç’ olarak ortaya çıkardığını dile getirdi.
Bu yeni rejim biçiminin temel özelliğinin yürütme erkinin tüm devlet gücünü kendinde toplaması olduğunu vurguladı. Yargının araçsallaştırılarak basit bir aparat haline geldiğini, yasama organının ise (meclis) iyice işlevsizleşmiş göstermelik bir konuma itildiğini belirtti.
Otoriterleşmenin Üç Temel Ayağı
Bu bağlantı temelinde CHP’ye yönelik saldırının, muhalif kesimlerde karamsarlık ve irade kırımı yaratarak tüm toplumu yıldırmaya yönelik ‘toplumsal çökertme planı’ olduğunu ifade etti. Küçük, bu stratejinin üç temel ayağını şöyle açıkladı:
Vahşileşmiş Emek Sömürü Rejimi: Emekçileri yoksullaştırarak sömürüyü derinleştirmek, çocuk işçiliği, kadın işçiliği ve esnek çalışmayı yaygınlaştırmak.
Militarist ve Yayılmacı Politikalar: Akdeniz ve Ortadoğu’daki bölgesel hayallerle militarist politikalara yüklenmek ve bu durumun içeride “despotizm ve ekonomik terörle” iç içe geçmesi.
Toplumsal Öfkeyi Korkuyla Gemleme: Açlığa ve yoksulluğa sürüklenen toplumsal kesimlerde biriken öfkeyi korkuyla bastırmak. “CHP gibi devletin kurucu bir partisine bu yapılırsa bize ne yapılır“ ruh hali yaratarak korkuyu yaygınlaştırmak. Bu politikaların aynı zamanda “iç cepheyi güçlendirme” hedefiyle örtüştüğü belirtildi.
Toplumsal Dinamiğin Belirleyici Rolü
H. Selim Açan, programın ana sorusuna ilişkin olarak CHP’nin bu saldırı dalgasını bütünüyle püskürttüğünün henüz söylenemeyeceğini ancak hızını büyük ölçüde kestiğini, tenis terimiyle iktidarın “servisini kırdığını” ifade etti. AKP’nin CHP’yi felç etme ve parçalama hedefine tam olarak ulaşamadığını, beklediği iç çatışmaların Truva atı olarak görülen kişilerin “rezil olmasıyla” sınırlı kaldığını kaydetti. Açan, bazı belediye başkanlarının AKP’ye geçmesine rağmen birçok belediyenin hâlâ CHP’nin elinde kaldığını ekledi.
Öte yandan CHP’nin bu süreçte “kendisini aştığını” dile getirdi. Bunun temelinde ise CHP tabanıyla sınırlı kalmayan toplumsal öfkenin yattığını vurguladı. Halkın, bu saldırının kendine yapıldığını görerek CHP’nin miting çağrılarına kitlesel olarak yanıt vermeye başladığını belirtti. Özellikle Yozgat, Rize, Kütahya gibi AKP’nin kaleleri sayılan yerlerde bile on binlerin alanlara akmasının kafalardaki korku barikatlarını parçaladığını, devlet teröründen duyulan sinikliğin aşılmasını cesaretlendirdiğini ifade etti. Bu halk dinamiğinin ve taban baskısının CHP yönetimine de cesaret verdiğini ve kararlılığını artırdığını söyledi. Açan, bu noktada gençliğin, özellikle üniversite gençliğinin öncülük rolünü vurgulayarak 19 Mart’taki barikatların aşılmasının tarihsel önemine dikkat çekti.
Soldaki Eğilimler ve Geleceğe Yönelik Bakış
H. Selim Açan, bu süreçte solda gözlemlediği üç temel eğilimi aktardı: Süreci “burjuva düzen partileri arasındaki bir dalaşma” olarak gören ve politikaya kayıtsız kalanlar; sorunun daha despotik bir gidişatın parçası olduğunun farkında olup müdahil olan ama bu müdahaleyi CHP yönetiminin peşine takılarak çizdiği sınırlar içinde tutanlar ve sürecin CHP’yi aşan bir karakter taşıdığının farkında olmakla birlikte CHP’nin genetik yapısına ve tarihsel siciline güven duymayan devrimci radikal kesimler. Bu haklı güvensizliğin yer yer tereddüt yarattığını fakat bu kritik tarihsel momentte CHP’ye değil alanlara çıkan kitleleri dinamize eden nedenlere odaklanarak onları daha ileriye çekecek talep ve sloganların öne çıkarılması gerektiğini savundu. Bu temelde büyütülecek taban baskısının CHP yönetimini de daha kararlı davranmaya zorlayacağını vurguladı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!