Alınteri ve Köz olarak ortak örgütlediğimiz asgari ücret kampanyasını bir emekçi mahallesi olan İstanbul 1 Mayıs Mahallesi’nde 6 Aralık’ta bildiri dağıtımı yaparak başlattık.
Kampanyamızda emekçilere asgari ücret ne kadar olursa geçinebileceklerini anlatmıyoruz. ’30 yetmez 35 olsun’ demenin bir manası olmadığını biliyoruz. Biz bu düzen içerisinde, ezenle ezilenin ilişkisi sürdükçe, emek sermaye çelişkisi sürdükçe asgari ölçüde dahi onurlu bir yaşamın mümkün olmadığını biliyoruz.
Asgari ücret sorununu ekonomiyle sınırlı, rakamlarla ifade edilen bir sorun olarak değil politik bir sorun olarak görüyoruz. Bu nedenle emekçilere dağıttığımız bildirilerimizde, sohbetlerimizde de bu politik içeriği aktarabilmeyi, onlarla bunu tartışabilmeyi önemsiyoruz.
Kampanyamızın ilk ayağı olan 1 Mayıs Mahallesi’ndeki bildiri dağıtımında da bu yaklaşımla hareket ettik. Kalabalık ve canlı geçen bildiri dağıtımında kahvelere, derneklere, esnafa ve dağıtım boyunca karşılaştığımız emekçilere bildirilerimizi ulaştırdık. “Ya emekliler ne olacak?”, “Asgari ücret bile alamıyoruz” diyen emekçilerle sohbet ettik. Masada emekçiler ve onların işçi havzalarından, OSB’lerden seçilmiş temsilcileri olmadıkça, patronların ve onların bekçisi devletin kurduğu masalardan bizim lehimize kararların çıkamayacağını anlattık.
Dağıtımımızın en önemli noktalarından biri de kahvelerde yaptığımız sesli ajitasyon çalışmasıydı. Ajitasyonlarımızda asgari ücret tartışmalarının emekçilerin yoksul ve yoksunluğu konusundaki gerçekleri gizlediğini, yalnızca asgari ücret konusunda değil her konuda hükümetin sermaye lehine politikalar izlediğini anlattık. Emekçiler cephesinde de ekonomiyle sınırlı olmayan çok katmanlı sorunlara dikkat çektik: Esnek ve güvencesiz çalışma teşvik edilerek emekçilerin asgari ücretten bile uzak tutulduğu, göçmen işçilerin ise tüm bu haklardan en başından mahrum bırakıldığını anlattık. Kürdistan’da ise yürütülen savaşın hem Kürdistan hem de Türkiye’de tüm emekçileri etkilediğini, kayyumların da emekçilerin demokratik hakları üzerinde daha da büyük bir baskı yarattığını anlattık.
Bu tablonun çözümünün ise asgari ücret masasında gerçek işçi temsilcilerinin olmasından geçtiğini savunduk. Düzenin ancak ortak mücadele ve örgütlülükle değiştirilebileceğini yüksek sesle tekrar hatırlattık.
Bildiri dağıtımları, afiş ve pankart çalışmalarıyla kampanyamız Aralık ayı boyunca devam edecek. Önümüzdeki günlerde başka emekçi mahallelerinde, işçi havzalarında, işçilerin geçiş noktalarında benzer çalışmaları gerçekleştireceğiz. Her seferinde çalışmamızı bitireceğimiz şiar ise şimdiden belli:
Yıkalım bu köhne düzeni, biz başka alem isteriz!
📌Ortak Asgari Ücret Kampanyasının İlk Durağı: 1 Mayıs Mahallesi
⬇️Alınteri ve Köz olarak ortak örgütlediğimiz asgari ücret kampanyasını bir emekçi mahallesi olan İstanbul 1 Mayıs Mahallesi’nde 6 Aralık’ta bildiri dağıtımı yaparak başlattıkhttps://t.co/uGcJlpT4gh pic.twitter.com/LRoJTGt0Ub
— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri3) December 7, 2025
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!