Alınteri Gazetesi ve Devrimci Proletarya dergisi yazarı H. Selim Açan, Özgür TV’de Serpil Aslan’ın sunduğu haber programında Halep ve Rojava eksenindeki son gelişmeler, HTŞ’nin saldırıları ve Türk devletinin bu süreçteki rolünü yorumladı. Açan’ın açıklamaları, bölgedeki saldırıların arka planına ve stratejik hedeflerine ışık tutuyor.
“İsrail Bahanesi Bir Sis Bombasıdır”
H. Selim Açan, bu saldırıların arkasında SDG’nin İsrail’le ilişki kurmaya yönelmesi ya da HTŞ’nin (Heyet Tahrir el-Şam) İsrail ile bir teslimiyet anlaşması imzalamasının yattığı yönündeki yorumları “sis bombası” olarak nitelendirdi. Bu tür yaklaşımların meselenin özünü ve arkasındaki Türk devletinin asıl planını perdelemeye hizmet ettiğini savundu. HTŞ ile İsrail arasındaki görüşmelerin aylardır sürdüğünü belirten Açan, bu cihatçı grubun Suriye’yi yönetecek bir vizyona veya kapasiteye sahip olmadığını ifade etti.
“Halep Saldırıları Bütünüyle Bir Türk Devleti Operasyonudur”
Halep’in Kürt mahallelerine (Şeyh Maksut, Eşrefiye ve Bin Zeid) yönelik saldırıların doğrudan Türk devletinin organizasyonuyla gerçekleştiğini vurgulayan Açan, sahada kullanılan grupların Türkiye tarafından eğitilen ve beslenen Hamza, Emşat ve Nurettin Zengi Tugayları gibi yapılar olduğuna dikkat çekti. Açan, Türk devletinin dünyada ve bölgedeki yeni gelişmelerden yararlanarak Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) “ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye” çalıştığını belirtti.
Stratejik Hedef: SDG’yi Silahsızlandırmak
Açan’a göre bu saldırıların temel amacı SDG’yi silahsızlandırarak savunmasız hale getirmek ve bölgedeki halkçı yönetim projesini boğmaktır. SDG’nin Suriye gerçekliğine dayandığını ve teslimiyete yanaşmadığını belirten Açan Türk devletinin bu tür “ayak oyunlarıyla” amacına ulaşamayacağını savundu.
HTŞ ve müttefiklerini “yengeç sepeti” olarak tanımlayan Açan, bu yapıların aksine SDG’nin ideolojik bir omurgaya ve tarihsel bir vizyona sahip olduğunu, bu yüzden diz çöktürülmesinin mümkün olmadığını vurguladı.
Kuşatma ve Direniş Vurgusu
Halep’teki mahallelerin geçen yıl Nisan ayından bu yana kuşatma altında tutulduğunu ve bu kuşatmanın giderek ağırlaştırıldığını hatırlatan Açan, Kürtlerin sadece ekmek veya su sıkıntısıyla teslim alınamayacağının son günlerde bir kez daha görüldüğünü ifade etti. SDG elindeki silahların kabzasını sıkıca tuttuğu sürece Suriye’de ona diz çöktürecek bir gücün bulunmadığını ve bunun o kadar kolay olmadığını vurguladı. Ancak “Osmanlı’da oyun bitmez” diyerek Türk devletinin Kürt düşmanlığı üzerinden yeni tezgahlar kurmaya devam edeceği uyarısında bulundu.
“En Küçük Bir Tepki Bile Değerlidir”
Uluslararası alanda ve Türkiye’deki demokratik çevrelerde gösterilen tepkilerin önemine değinen Açan mevcut reaksiyonların henüz yeterli olmadığını dile getirdi. Katliam tehdidine karşı kaderci bir teslimiyete düşülmemesi gerektiğini belirten Açan, “Elimizden gelen çabayı göstermeliyiz; mevcut koşullarda en küçük bir taş atmak bile çok değerli ve saygıdeğer bir tutumdur” diyerek mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.
H. Selim Açan: Halep’teki Katliam Girişimi Türk Devletinin Operasyonudurhttps://t.co/2Ibc0jNcGG pic.twitter.com/yYHdc0t1Mi
— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri3) January 8, 2026
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!