Gençlerin Sol-Sağ Ayrımı



Gençlerin politik seçimleri ve sol-sağ konumlanması araştırmasında Türkiye dahil bütün ülkelerde sola yönelimin son yıllarda giderek güçlendiği görülüyor. Bu yönelim örnek seçilen dört ülkede de kadınlar içinde daha belirgin


Gençlik deyince aklımıza öncelikle bir kuşak algısı geliyor, diğer ayrımlar onun içinde yaş, cinsiyet, sınıfsal ve etnik olarak bölünmüşlüğüne bağlı olarak şekilleniyor.

Toplumun bütünü açısından yıllar içindeki değişim ve dönüşüm artık elle tutulabilecek kadar belirgin. Bir katman olarak gençlik bu değişimden en fazla etkilenen kesim belki de. Gençlik meta fetişizminin, şovenizmin ve dinci gericilik başta olmak üzere burjuva ideolojisinin çok yönlü ve katmanlı kuşatması altındadır. Aynı zamanda geleceksizlik duygusunun basıncı altında hayata sürekli olarak yeni bir gözle bakmaya çalışır.

Susam Bülten’in bu hafta yayımladığı araştırma gençliğin politik seçimleri ve sol-sağ konumlanması açısından ilginç veriler sunuyor. Bunların başında da Türkiye dahil bütün ülkelerde sola yönelimin son yıllarda giderek güçlendiği görülüyor. Bu yönelim, örnek seçilen dört ülkede de kadınlar içinde daha belirgin.

Çalışma 20–29 yaş grubunda kadın ve erkeklerin (kendi beyanlarına dayalı) sol-sağ konumlanmasında (1=sol, 10=sağ) zaman içinde belirginleşen bir ayrışma olup olmadığını, (Türkiye dahil) 32 Avrupa ülkesinde 1990–2023 yılları arasında inceliyor. Toplamda 460 binden fazla genç yetişkinin verisiyle ülke-yıl düzeyinde kadınlar ve erkekler için ortalamalar hesaplanıyor ve “trend çizgileri” çekiliyor.

Gençlerde sol-sağ konumlanması

20–29 yaş grubu, kadın ve erkek ortalamaları, 1990–2023

Kaynak: Nennstiel & Hudde, 2025. “Is there a growing gender divide among young adults in regard to ideological left–right self-placement? Evidence from 32 European countries”, European Sociological Review; Eurobarometer (1990–2023).

Bu sayıda neden Hollanda, İsveç, Türkiye ve Birleşik Krallık? 

Çünkü çalışma ülkeleri cinsiyet farkının zaman içindeki seyrine göre dört ana örüntü altında topluyor ve bu dört ülke de bu örüntülere ayrı ayrı örnek teşkil ediyor: Hollanda’da gençlerde kadın-erkek farkı uzun süredir görece istikrarlı seyrederken; İsveç’te son dönemde ayrışma belirginleşerek (erkeklerle kadınların farklı) farkın açıldığı bir hat izleniyor. Türkiye ise geçmişte kadınların görece daha muhafazakar olduğu ancak ortalamada erkeklerle farkın giderek azaldığı ve bugün anlamlı bir farkın gözlenmediği ülkeler arasında yer alırken; Birleşik Krallık ise farkın açılmasının daha çok kadınların daha hızlı biçimde sola kaymasından beslendiği ayrı bir desene işaret ediyor.

Kaynak: Nennstiel & Hudde, 2025. “Is there a growing gender divide among young adults in regard to ideological left–right self-placement? Evidence from 32 European countries”, European Sociological Review; Eurobarometer (1990–2023).

Yani “tek bir Avrupa hikâyesi yok”: Gençlerin sol-sağ konumlanmasında cinsiyet farkının düzeyi ve zaman içindeki seyri ülkelere göre oldukça farklılaşıyor:

  • 14 ülkede bugün sol-sağ konumlanması açısından anlamlı bir “cinsiyet farkı” yok (kadın ve erkek ortalamaları birbirine yakın).
  • 7 ülkede 1990’lardan beri görece sabit bir fark var (kadınlar ortalamada daha solda).
  • 11 ülkede ise fark zamanla ortaya çıkıyor veya artıyor.

11 ülkedeki farkın büyümesi her yerde aynı mekanizma ile işlemiyor. 11 ülkenin sadece 6’sında artan fark, erkeklerin biraz sağa kayması ve/veya kadınların sola kayması ile; 5’inde ise erkeklerin skalada sabit kalması (hatta bazı yerlerde sola), kadınlar daha hızlı sola hareket etmesinden kaynaklanıyor.

Tabii sol-sağ konumlanmasının tek boyutlu olarak düşünülmesi veya 1’er puanlık farklarla “asgari” bir sol-sağ ayrımının olanaklılığı gibi meselelere ‘burada’ takılmadan aynı yaş grubunda 34 yıllık bir süreçte 30’dan fazla ülkede bireylerin kendilerini konumlandırmaları açısından gözlenen değişimlerin “dönem etkisi mi, kuşak etkisi mi” olabileceğini ayırabilmeye dair önemli bir çalışma.