Sağlık emekçileri 5 acil talep için ‘Beyaz Miting’te buluşacak



Sağlık meslek örgütleri Ankara’da yaptıkları basın toplantısıyla sağlıkta şiddetin son bulması talebiyle 15 Mart’ta Ankara’da yapılacak merkezi mitinge (Beyaz Miting) çağrı yaptılar


Sağlık meslek ve emek örgütleri (Türk Tabipleri Birliği, Ankara Tabipler Odası, Ankara Diş Hekimleri Odası, Dev Sağlık-İş, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Ankara Şubesi, SES Ankara Şubesi, Türk Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği, Türk Psikologlar Derneği, Ankara Veteriner Hekimler Odası, Veteriner Hekimler Derneği) sağlıkta şiddetin son bulması için 15 Mart’ta Ankara’da yapılacak ‘Beyaz Miting’e çağrı için basın toplantısı düzenledi.

Bugüne kadar sağlıkta şiddetin son bulması için pek çok girişimde bulunduklarını, fakat bir sonuç alamadıklarını belirten hekimler, bu tablo karşısında Türkiye merkezli büyük “Beyaz mitingi” örgütleyeceklerini ve 17 Nisan’da da iş bırakma eylemine gideceklerini açıkladılar.

Şiddetin asıl olarak neoliberal sağlık politikalarıyla ilişkili olduğu vurgulanan açıklamaya, Ankara Tabip Odası (ATO) binasında yapılan açıklamaya, Ankara Diş Hekimleri Odası (ADO) Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Özsoy, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Bulut, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyesi Selma Güngör, ATO Genel Sekreteri Ali Karakoç, Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı Gönül Erdem ile sağlık meslek ve emek örgütlerinin temsilcileri katıldı.

‘Sorunları kaynağı sağlık politikalarıdır”

Sağlık ve meslek örgütlerinin ortak açıklamasını okuyan Ankara Diş Hekimleri Odası Başkanı Serhat Özsoy, sağlık hizmeti sunumunda yaşanan sorunların kaynağının uygulanan sağlık politikaları olduğunu belirtti. 2003 yılından itibaren uygulanmaya başlanan ‘Sağlıkta Dönüşüm Projesi’ni’ eleştiren Özsoy, “Sağlıkta şiddet, ekonomik krizden, yoksulluktan, işsizlikten, anayasal hakların askıya alınmasından, sosyo-ekonomik kutuplaşmadan, siyasilerin ötekileştirici söylemlerinden, kısacası ülkenin içinde bulunduğu sosyal ve sınıfsal ikliminden bağımsız değildir. İş cinayetleri, kadın cinayetleri ve insan hakları ihlalleri incelendiğinde eşzamanlı olarak şiddet ikliminin sertleştiği görülecektir” dedi.

Sağlıktaki şiddet iklimini sonlandırmak için mücadele ettiklerini belirten Özsoy, “görevimiz olan sağlık hizmetini şiddetsiz ve barışçıl bir ortamda, aldığımız bilimsel eğitimin gereklerini yerine getirerek ve halkımızın ihtiyaç duyacağı nitelik ve gereklilikte sunmayı başaracağız. Aldığımız eğitimin, bize yüklenen toplumsal ve kamusal sorumluluğu yerine getirecek, emeğimizin karşılığını alacağız” ifadelerini kullandı.

Özsoy, konuşmasının devamında sağlıkta şiddetin son bulması şu talepleri sıraladı:

-TTB’nin hazırladığı sağlık emek ve meslek örgütlerinin desteklediği “sağlıkta şiddet yasa tasarısı” Meclis tarafından hemen yasalaştırılsın.

 

-Sağlık hizmeti sunarken yaşanan şiddet iş yeri kazası ve meslek hastalığı olarak değerlendirilsin.

 

-Muayene randevuları hastaya yeterli süre ayrılacak şekilde düzenlensin.

 

-Acil servislerde sadece acil hastalara hizmet verilsin.

 

-Birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirilsin, sevk zinciri uygulamasına geçilsin hemen şimdi

‘Sağlıkta şiddet tüm toplumun sorunudur’

“İşyerlerimizin şiddetten arındırılması talebimizde kararlıyız” diyen Türk Tabipleri Birliği Merkez Konsey Üyesi Selma Güngör de sağlıkta şiddetin önlenmesinin tüm sağlık emekçilerinin sorunu olduğunu belirterek, o nedenle 15 Mart’taki mitingde de doktor, hemşire, radyoloji uzmanı… ayrımı yapmadan tüm sağlık emekçilerinin bir arada olacaklarını vurguladı. Şimdiye kadar sayısız girişimde bulunulduğu, fakat bir sonuç alınmadığını belirten Güngör, 15 Mart’ta bunu daha güçlü bir şekilde dile getireceklerini ifade etti. Güngör, TTB’nin hazırladığı Sağlıkta Şiddet Tasarısına işaret ederek şiddetin sadece çalışanları değil aynı zamanda hastaların tedavi-muayene haklarını da engelleyen bir olgu olduğunu, bu açıdan da tüm toplumun kendi sağlık hakkına sahip çıkmak için 15 Mart’taki mitinge katılması gerektiğini vurguladı.

“Sağlıkta şiddet sorunu çözülmezse iş bırakacağız”

SES Eş Genel Başkanı Gönül Erdem ise şiddetin durmaması durumunda iş bırakacaklarını vurguladı. Şiddetin her geçen gün artmakta olduğunu belirten Erdem, “Şiddetin her türlüsüne maruz kalıyoruz. Ama biz bu şiddeti rutin bir şiddet olarak görmüyoruz. Bu AKP iktidara geldiğinden beri artan şiddetten sağlık politikalarından bağımsız değildir. Şiddet engellenmesi, sağlıkta dönüşüm programı iptal edilmeli. Sağlıkta şiddetin durması için beraber sesimizi yükselteceğiz” diye konuştu.