Çorlu Tren Katliamı davasında aileler duruşmayı terk etti



Çorlu Tren Katliamı davasının bugün görülen 5. duruşmasında aileler, aradan geçen 2 yıla rağmen gerçek sorumlular hakkında hiçbir işlem yapılmamasını, bu yöndeki taleplerin reddedilmesini protesto ederek salonu terk etti


Aralarında çocukların da olduğu 25 insanın hayatını kaybetmesi, 340 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan Çorlu Tren Katliamı davasının bugün görülen 5. duruşmasında aileler, katliamın asıl sorumlularının ifadesinin alınması talepleri reddedildiği için salonu terk etti. Katliamın üzerinden 718 gün geçmesine ve açılan dava 5 duruşmadır devam etmesine rağmen esas sorumlular hakkında hiçbir şey yapılmamış olması, bazılarının terfi ettirilerek adeta ödüllendirilmesini protesto eden aileler, basına yaptıkları açıklamalarda duruşma salonunu neden terk ettiklerini ayrıntılarıyla anlattı.

Asıl sorumlular yargılansın!

Aileler duruşma salonunu terk etmelerini; davada katliamın yaşandığı dönemde TCDD 1. Bölge Müdürlüğü (Haydarpaşa) Demiryolu Bakım Servis Müdürlüğü’nde servis müdürü vekili olup daha sonra sus payı verilircesine TCDD Genel Müdür Danışmanı olarak atanan Mümin Karasu ve diğer yetkililer hakkında hiçbir soruşturma açılmaması, kimsenin tutuklu olmaması gerçeğiyle açıkladılar. Karasu’nun ya tanık olarak duruşmaya getirilmesini ya da sanık olarak dosyaya eklenmesini, TCCD’nin Ulaştırma Bakanı’na kadar ulaşan hiyerarşik zincirinin katliamla ilişkisinin araştırılmasını istiyorlar. Dosyada yargılanan dört kişinin katliamın esas sorumluluğunu taşıyacak isimler olmadığını, davanın bu sınırlarda tutulmaya çalışılmasının kabul edilemez olduğunu ifade ettiler.

Duruşma öncesi yürüyüş ve açıklama

Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen 5. Duruşma 8 Temmuz 2018’deki kazada yakınlarını kaybeden ailelerin isyanına sahne oldu.

Saat 10.00’da Çorlu Adliyesi’ndeki salon kapasitesi yetersiz olduğu için Çorlu Halk Eğitim Merkezi’nde görülen duruşmadan önce aileler, İsmet İnönü Parkı’nda buluşarak davanın görüleceği Halk Eğitim Merkezi’ne yürüdü.

‘Bize bunun hesabını verecekler’

Bir konuşma yapan ve katliamda 14 yaşındaki kızı Bihter Bilgin’i kaybeden Zeliha Bilgin, “718 gün oldu. Evlatlarımız, kardeşlerimiz, canlarımız, eşlerimiz yok… Analar yok. İki yıllık bu süreçte tek bir isteğimiz vardı. Mucize istemedik. Bize adaleti verin, biz adalet istiyoruz dedik. Evladım, kardeşlerim, 25 can geri gelmeyecek. Bizim canlarımız göz göre göre Devlet Demir Yolları’nın ihmalleri yüzünden öldü. İhmaller ortada. Bize bunun hesabını verecekler, vermek zorundalar. Burası adaletli bir ülkeyse bu adaletin bizi bulması gerekiyor. Ben bu acıları nefesim tükenene kadar bağırmak zorunda değilim. Ben bir anne olarak evladımın katillerinin yargılanmasını istiyorum. Çorlunun hesabı sorulacak. Kimse korunmayacak. Tüm sorumlular yargılanacak. Adalet yerini bulacak” dedi.

Trende fazla yolcu

Hakimin tanıklara dönük ciddiyetsiz sorularına sahne olan duruşmada katliamın yaşandığı gün aynı trende bulunan bir kişi, “Trene Uzunköprü’den bindim. Tren koltukları doluydu. Her vagonda ayakta 5-6 kişi vardı. Alpullu’dan alınan yolcularla birlikte ayaktaki kişi sayısı 15 oldu. Lüleburgaz’da 30-40 kişi oldu. Tren doluydu ve bilet kesemiyordu vagon görevlisi kalabalıktan. Çoğu kişi biletsiz öldü” ifadelerini kullandı.

Oğuz Arda’nın annesi: Bu hakimler beni sanık yaptılar

Aileler isyan ederek salonu terk etmelerinin ardından kazada oğlu Oğuz Arda’yı kaybeden anne Mısra Öz Sel, “Bak ben Oğuz Arda Sel’in annesi Mısra Öz. Çek beni. Bu hakimler beni sanık yaptı. Onlara ‘üç maymunu oynuyorlar’ dediğim için. Katilleri aklıyorlar. Bir kişiyi bile tutuklayamıyorlar. Evladım öldü benim evladım” dedi.

Aileler oturma eyleminde

Duruşma salonunu terk eden aileler, davayla ilgili olarak savcılığa suç duyurusunda bulunmak üzere Çorlu Adliyesi’ne geldiler. Fakat kendilerine “savcı yok” yanıtı verilince oturma eylemine başladılar.