Birleşik Mücadele için ne dediler -X



İşçi ve emekçilere, kadınlara ve gençlere, yurt içinde ve yurt dışında yaşayan, herkesin elele vererek sömürü ve zorbalığa karşı dikilmesi gerektiğini düşünenlere Birleşik Mücadele Güçleri’nden beklentilerinin ne olduğunu birleşik mücadelenin nasıl büyütüleceğini sorduk.


Alınteri: Geçtiğimiz günlerde 7 devrimci yapı (Alınteri, Devrimci Parti, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Mücadele Birliği Platformu, Partizan, Sosyalist Meclisler Federasyonu) birleşerek BMG’ni kurdu. Herkesin “birleşmiyorsunuz, dağınıksınız, parça parçasınız” diye eleştirdiği bu yapıların oluşturduğu Birleşik Mücadele Güçleri’nden beklentiniz nedir? Sizce bu güçler ilk olarak neye el atmalı, ne yapmalı?

İşsiz öğretmen / Antalya: Elbette sosyalistlerin birliği çok değerli ve tek tek bileşenlerin toplamından daha büyük bir etkiye sahiptir. Ancak BMG’yi oluşturan yapıların da bildiği gibi bu yan yana geliş, AKP ve MHP ittifakında cisimleşen gerici ve faşist yönetimden muzdarip geniş halk kitleleriyle buluşabildiği oranda anlam kazanacaktır.

Bir diğer nokta da bu birliğin, bir yandan genişlemeyi diğer yandan da kurumsallaşmayı hedefleri arasına almasının çok önemli olacağıdır. Ancak genişleme ve kurumsallaşmanın gerçekleşebilmesi de ilk yan yana gelen bu 7 yapının kısa vadede etkili müdahalelerde bulunabilmesine bağlıdır. O yüzden yakın zamanda BMG’yi zor bir sınav beklemektedir.

Alınteri: Her türlü zoru ve zorbalığı kullandığı halde rejim toplumun büyük bir çoğunluğuna boyun eğdiremedi. Kürtler, kadınlar, gençler, doğasına sahip çıkan köylüler direniyor. Siz de bu dinamiklerin bir parçasısınız, bu dinamikleri bir kanalda birleştirebilmek için somut olarak herkes kendi çapında neler yapabilir, neler yapmalı?

İşsiz öğretmen / Antalya: Bu konuda “dışarıdan” bir şey söylemek çok gerçekçi olmaz. Ancak şunun altını çizmek isterim: Mevcut direngen dinamikleri bir kanalda birleştirebilmek, hem o dinamiklerin kendi devinimine ve önderlik potansiyeline hem de nesnel koşulların zorlayıcılığına bağlıdır. BMG, bu makası daraltabildiği oranda başarılı olabilecektir. Bir başka ifadeyle halkın meşru talepleriyle BMG’nin mücadele hattı örtüştüğü oranda ilerlemek mümkün olacaktır.

***

Alınteri: Geçtiğimiz günlerde 7 devrimci yapı (Alınteri, Demokratik Bölgeler Partisi, Devrimci Parti, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Mücadele Birliği Platformu, Partizan, Sosyalist Meclisler Federasyonu) birleşerek BMG’ni kurdu. Herkesin “birleşmiyorsunuz, dağınıksınız, parça parçasınız” diye eleştirdiği bu yapıların oluşturduğu Birleşik Mücadele Güçleri’nden beklentiniz nedir? Sizce bu güçler ilk olarak neye el atmalı, ne yapmalı?

Eğitim Emekçisi / İzmir: Devrimcilerin tüm dünyada egemen sınıflarca nefret edilmelerinin nedeni egemenleri devirmeyi amaçlamaları değildir. Egemenlerin devrimcilerden asıl nefret nedeni, devrimcilerin bir toplumun en karanlık anlarında bile umudun peşinden koşulsuz biçimde koşma iradeleridir. Egemen sınıflar bu nedenle devrimcileri hedefe çakarlar her zaman.

Türkiye toplumu son 4-5 yıldır giderek kötüleşen ve sertleşen biçimde saldırı altındadır. Türkiye’de egemen sınıflar iktidarlarını sürdürmek için akıllara zarar her türlü yolu deniyorlar. Bunu yaparken de gözleri bir yandan devrimcilerin üzerinde. Devrimcilere son birkaç yıldır neredeyse hiç nefes aldırmadan saldırmalarının nedeni budur. Bu arada devrimciler derken herhangi bir ulus, siyaset ayrımı yapmıyorum.

Ancak bu saldırı sadece devrimcilere değil. Egemen sınıflar kendileri dışında olan herkese saldırıyor. Son yıllarda bu saldırıların artmasının öncelikli nedeni Türkiye toplumunun tamamına diz çöktürmeyi başaramamalarıdır.

Tam da bu saldırıların arttığı bu süreçte devrimcilerin birleşik bir güç meydana getirmeleri, egemenlerin dehşete kapıldığı umudun büyütülmesinin önemli anlarından birisidir.

Bu noktada BMG’nin ilk yapacağı şey, kitlelere umudun var olduğu, umudun asla kaybedilmemesi gerektiğini bıkmadan, usanmadan anlatması, göstermesi gerekir. Bu yakın dönemde BMG büyük siyasi hedeflerden daha çok umudunu yitiren, umutsuzluğa gömülenleri bulundukları yerlerinden çıkarmak için onlara ellerini uzatmalıdır. Her devrimci bilir ki devrim kitlelerin eseridir. BMG tam da bundan dolayı kitlelere öncelikle umudun var olduğunu, umudun da bizzat kitlelerde olduğunu göstermelidir. Devrimcilerin toplumdaki umudu büyütmeyi, yükseltilmeyi birlikte yapma iradesi bile umudun en önemli parçası bence.

Umudu yeniden yeşertme girişimi olarak BMG’yi selamlıyorum.

Alınteri: Her türlü zoru ve zorbalığı kullandığı halde rejim toplumun büyük bir çoğunluğuna boyun eğdiremedi. Kürtler, kadınlar, gençler, doğasına sahip çıkan köylüler direniyor. Siz de bu dinamiklerin bir parçasısınız, bu dinamikleri bir kanalda birleştirebilmek için somut olarak herkes kendi çapında neler yapabilir, neler yapmalı?

Eğitim-Emekçisi / İzmir: Bunun cevabını çok uzaklarda aramamak gerekir. Öncelikle benzerlerimizle temas etmemiz gerekir. Benzerlerimiz derken kastım illa birebir bizim gibi düşünenler demek değil. Aynı sınıf, (aynı) katmandan olup da egemen sınıfın saldırı altında olan benzerlerle bir araya gelmek.

Ancak burada çok kritik ve çoğu zamanda gözden kaçan bir nokta var: Halka, topluma, insanlığa düşmanlaşmamış olmamak kaydıyla egemen sınıfların siyasi yapılarına oy verenlere de dokunabilmeli devrimciler. Örneğin işçi-emekçi mahallesinde sadece sola meyilli olanlara dokunmak büyük hata olur. Daha güncel konuşacak olursak AKP’ye MHP’ye oy veren bir işçiyi-emekçiyi sırf bu partilere oy verdi diye dışarıda bırakmak bahsettiğim büyük hatanın kendisi olur.

Boğaziçi öğrencilerinin yaptığı eylemlerde görünüşte küçük ama sembolik anlamı büyük olan ama gözden kaçan bir ayrıntı vardır. Öğrenciler protestoları sırasında polisin karşısına kol kola girerek dikildiler. Bu basit ve sembolik davranış BGM’nin, BMG için çalışacakların merkezinde olmalı, yani kol kola girilecek insanlara dokunabilmeliyiz.

Şu an o kadar geniş çeperli bir saldırı altındayız ki, kime dokunsak bin ah işitiyoruz. İşte bu ah-ları umuda dönüştürerek yeni bir hayatı var edebileceğimiz ezilen, sömürülen, baskı altında olan gerçek insanlara yönelinmeli.

İş kolay değil ama devrimciler de kolay iş yapmaz zaten.

Alınteri’nin notu: Bu iki soru doğrultusunda görüşlerinizi bizimle paylaşırsanız ortak mücadelemize katkıda bulunmuş olursunuz.

alinterimb@gmail.com

alinteriyle@gmail.com