İstanbul Sözleşmesi’nin faşist iktidar tahkimatını toplumsal yaşamın içine doğru derinleştirmek, toplumsal tabanını konsolide etmek ve çeşitli siyasi ittifaklarla giderek daralan alanını genişletmek gibi birçok nedenle fesheden faşist iktidar koalisyonu, şimdi dört bir koldan açıklamalar yapıyor. Açıklamaların hemen hepsinin kesişme noktasını tarihsel gericilik birikiminin hassas uçlarından biri olan LGBT+’ların hedefe çakılması oluşturuyor. Sözleşmenin eşcinselliği teşvik ederek “Türk aile yapısını” bozacak şekilde istismar edildiği demagojisiyle bu iyice köpürtülüyor.
İktidar cephesinden gelen açıklamaların hemen hepsi bu yöndeyken, İçişleri Bakanı sıfatı taşıyan Süleyman Soylu el yükselterek “İstediğimiz uluslararası sözleşmenin altına imza atarız, istediğimizden de çıkarız. Cumhurbaşkanlığı kararıyla kararnamesini ayırt edemeyenler, maalesef bu konudaki değerlendirmeleri istedikleri gibi yapmaya çalışıyorlar. Her şeyi siyasal istismar haline getirmeye çalışıyorlar” deyiverdi.
Soylu, ayrıca, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda da yükselttiği eli daha da yükselterek, “Kadına yönelik şiddet, insanlığa ihanettir” ifadesini kullandı.
Daha Sözleşme’nin feshedildiği anların hemen ardından kadınları katledenlerin çıkarıldıkları adliyede “aslansın” tezahüratlarıyla karşılandığı Türkiye’de, fiilen uygulanmasa da belli ölçülerde caydırıcı bir işlev gören İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin kadın katillerini nasıl cesaretlendireceğini söylemeye bile gerek yok.
Fakat Soylu’gillerin anlamadığı bir şey var: “Türk aile sistemini bozuyor” diyerek bilinçli olarak manipüle ettikleri Sözleşme’yi onlar imzalamadı. O sözleşme kadın hareketinin o güne kadarki birikiminin basıncıyla imzalandı. O basınçla uygulanan Sözleşme’nin asıl sahipleri de kadınlardır, imzayı mücadeleleriyle atan kadınlar…
Şimdi “istediğimizde çekilir” dediklerine bakmayın siz. Bir geceyarısı alınan kararla feshetmeleri bile aslında nasıl da korktuklarının ifadesi dışında bir şey değildir! Sanki lütfetmişler de ama artık yetermiş havalarına girmeleri boşuna. Bunun ne kadar böyle olduğunu her gün alanlara çıkan kadınların öfkesi de ortaya koyuyor.
“İstanbul Sözleşmesi’ni siz imzalamadınız, biz mücadelemizle imzalattık” diyen kadınların öfkesinden korkmaya devam etseler iyi olur…
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!