Ankara Necatibey Caddesi’nde bulunan Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Merkezi’nde bir araya gelen sendika yöneticileri ve üyeleri buradan Sakarya Caddesi’ne yürüyüş ile geçtiler.
Yürüyüş sırasında “Sendika ve toplu sözleşme hakkımız engellenemez!”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz!” dövizleri taşıyan emekliler, “TÜİK, elini cebimizden çek!”, “Biz çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız, ya siz!”, “Hak, hukuk, adalet!”, İnsanca Yaşamak İstiyoruz!”, “Sadaka değil hakkımızı istiyoruz!”, “Zam, zulüm, Sefalet Emekliye ihanet, İşte AKP!” sloganları atıldı.
Yürüyüş boyunca etrafta bulunan emekçilerin alkışları, yürüyüşe katılıp dövizleri taşımaları ve Sakarya Caddesi’ne gelindiğinde caddede bulunanların tezahüratları dikkat çekiyordu.
Sakarya Caddesi’nde basın açıklamasına başlamadan önce Sendika üyesi 65 yaşındaki emekli Mehmet Anlı ise elinde ekmek ile şunları söyledi:
“Devamlı prim ödedim, 20 ay askerlik yaptım, üretim yaptım, bu ülke için gerekli her şeyi yaptım. Vergilerimi ödedim, ama ne yazık ki emekli olup rahat edecekken tam tersine açlıkla, sefaletle, yoklukla karşı karşıya kaldım.
17 yıl oldu emekli olalı, aldığım maaş 7 bin 500 lira. Bugün en ucuz ev kirası 15-20 bin lira. Karı koca emekli olsa bile alınan maaş bir ev kirası etmiyor. Bizim evimize aylardır kırmızı et girmiyor, bugün bir kangal sucukla, bir avuç kıymayla üç tane yemek yapmamız gerekiyor. Evimize et girmiyor, evimize peynir çeşitleri girmiyor. İnsan gibi yaşamayı bırak, insana yakışır olmayan bir yaşamı bile sürdüremiyoruz. Kendi ayaklarımızın üzerinde duramıyoruz. Onun için hükümetten isteğimiz, her şeyden önce emeklilerin insan gibi yaşayabileceği bir maaş artışı yapılmalıdır mutlaka.”
Basın açıklamasını sendika yöneticilerinden Ünvar Ünal okudu. TÜİK yıllık enflasyon oranı sahtekarlığını ortaya koydu, ENAG ve DİSK-AR’ın verilerini karşılaştırdı:
“Bize göre de emekli maaşlarına 2023 yılı için en az yüzde 96’lık artışa ilave olarak 2024 yılı ilk 6 ayı için öngörülen enflasyon eklenmelidir. Onun için biz TÜİK verilerini hiç dikkate almadan direk olarak iktidara seslenmek istiyoruz. Gerçek enflasyon bilcümle halkın yaşadığı hayat pahalılığıdır. Yapacağınız maaş artışını bu kritere göre yapmalısınız.
Yaşanan hayat pahalılığının giderilmesi, emeklilerin bir nebze de olsa insanca yaşaması için artık yüzdelik zamların bir anlamı kalmamıştır. Yeni bir anlayışın, yeni bir uygulamanın devreye sokulması gerekir. Çünkü bu kadar düşük maaşların sebebi AKP iktidarının 2008’de kanunlaştırdığı sözde ‘Sosyal Güvenlik Reformu’dur; bugün bu uygulama iflas etmiştir. İflas etmiş bu uygulamaya derhal son verilmelidir. Yeni bir yöntem bulunmak zorunludur.”
En düşük emekli maaşı, en düşük memur maaşına eşitlenmelidir
Emeklilere maaş bağlama oranının dul ve yetimleri de kapsayacak biçimde değiştirilmesi ve taban maaş uygulamasının güncellenmesi gerektiğini söyleyen Ünal, emeklinin alacağı maaşın işe yeni başlamış en düşük memur maaşına eşitlenmesi gerektiğini belirtti: “Bugün için bu miktar 32 bin lira civarındadır. Prim gün sayısı, prim miktarı, eğitim, ek ödeme vb. kriterler de göz önüne alınarak emekli maaşlarına hak edişler kademe kademe eklenmelidir. Memurlara verilen 8077 lira yeni artışıyla birlikte bütün emeklilere de verilmelidir.”
Yüzdelik artışların çözüm olmayacağını dile getirdi:“Bugün yapılan artış 3 ay sonra anlamsızlaşıyor. Zira iktidar ne bürokratlarının ne de iktidar erkinin öngördüğü enflasyon oranları hiçbir zaman tutmadığı gibi yine tutmayacaktır. ‘Görünen TÜİK kılavuz istemez’.”
İktidarı kök maaş konusunda da uyaran emekliler, “7500 lira maaş alan emekli arkadaşlarımızın hemen hemen tamamının kök maaşı çok daha düşüktür. Sakın ola ki kök maaş üzerinden maaş artışlarını düşünmeyin. O durumda yeni bir 2023 Temmuz sendromu yaşanır. Yani 6 milyon emekli yine sıfır zam ile karşılaşır ki; bu tam da emeklileri diri diri mezara gömmek olur.”
Sorun para sorunu değildir
“Bayram ikramiyeleri asgari ücret düzeyine çıkarılmalıdır. Bize bütçemiz kısıtlı, para yok hikayeleri anlatılmasın. Para yok diye ötv arttırıldı mtv ikiye katlandı. Ama şans oyunlarında vergiler yüzde 50, yani yarı yarıya düşürüldü. Demek ki sorun para sorunu değildir. Sorun adil bölüşümdür, sorun tercih sorunudur.
İlerlemiş yaşlarına rağmen binlerce emekli Ankara’ya akın ederek 10 Aralık’ta Ankara’da görkemli miting ile taleplerini kamuoyu ile paylaşmıştı. İktidarın takip ettiğini biliyoruz, fakat işlerine gelmediği anlaşılıyor. Zira taleplere dair henüz bir açıklama duymadık. Sahici bir çözüm yerine emeklileri oyalamayı, süreci seçimlere endekslemeyi tercih ediyorlar.
Tekrar uyarıyoruz: En düşük emekli maaşı, en düşük memur maaşına eşitlenerek emekli taban maaşı belirlenmelidir. Emekli maaşları bu kriter üzerinden yeniden yapılandırılmalıdır.
Tüm Emeklilerin Sendikası olarak taleplerimiz gerçekleşene kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!”
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!