Sakarya Geyve’de çıkan yangın Bilecik’e oradan da Eskişehir ve son olarak Afyon sınırına dayanmıştı. Orman işçileri ve gönüllüler günlerdir bu yangınları söndürmeye çalışırken sayısız riskle karşılaşmıştı, dün de bir grup işçi alevler arasında kalmış, son anda çıkabilmişlerdi.
Bugün ise Eskişehir Seyitgazi ilçesine bağlı Büyükyayla ve Fethiye mahallelerine yakın bir bölgede dün akşam saatlerinde çıkan yangın soğutma çalışmaları sırasında ekipler aniden parlayan alevlerin arasında kaldı. Alevlerin yön değiştirmesiyle kendilerini korumak isteyen 5 orman işçisi ve 5 AKUT gönüllüsü mağaraya sığındı. Ardından tekrar yön değiştiren yangının arasında kalan 10 kişi hayatını kaybetti, 14 kişi yaralandı.
Ölüm haberlerinin basına da yansımasının ardından devlet yetkililerinden ardı ardına yapılan açıklamalarda “Rüzgarın yön değiştirmesi” asıl fail ilan edildi, şehitlik vurgusu öne çıkarılarak arka plandaki gerçekler perdelenmek istendi.
AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun CNN Türk canlı yayınındaki açıklamalarında ise “Çok büyük bir orman değil, bu kadar küçük bir ormanın içinde bu nasıl oldu inanamıyoruz, dün de bir tehlike atlatmıştılar, çok sevindik, bugün şehit verdik” diyerek failin işçilerin beceriksizliği olduğunu ima etti.
Yangınlar için ön hazırlık yok!
Ormancılar Derneği Başkanı Hüsrev Özkara ise işçi ölümlerine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özkara orman işçilerinin Buca’daki kamplarının kapatılarak Güzel Sanatlara devredildiğini, eğitimlerinin aksadığını, bu denli riskli bir işin süreli bir eğitimi şart koştuğunu, teçhizat vs. eksikliklerinin olduğunu, Orman Genel Müdürlüğü ile yangına müdahale edecek kurumlar arasında düzenli bir koordinasyonun bulunmamasının bir sorun olduğunu belirtti. Orman yangınlarına esas müdahalenin yangın öncesi hazırlık olduğunu kaydeden Özkara, Türkiye’de böyle bir hazırlığın her açıdan olmadığını vurguladı.
“Göz göre göre, bile isteye işledikleri bir cinayet”
Emek Partisi Antep Milletvekil Sevda Karaca 10 işçinin ölümüne ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Geçici çözümlerle, göstermelik açıklamalarla bu katliamın üzeri kapatılamaz” dedi.
Karaca’nın açıklaması şu şekilde:
“Ormanlar yanıyor, işçiler ölüyor, iktidar bakıyor!
Eskişehir’de orman yangınını söndürmeye çalışan 11 orman işçisi yaşamını yitirdi. Bu apaçık bir cinayettir. Göz göre göre, bile isteye işledikleri bir cinayet! Defalarca uyardık. Soru önergeleriyle, meclis konuşmalarıyla orman işçilerinin koşullarını gündeme getirdik.
Beş işçinin işi iki işçiye yaptırılıyor!
Dedik ki: Mevsimlik işçilere sefalet ücreti veriyorsunuz. Yangınla canı pahasına mücadele eden bu emekçilerin ne iş güvenliği var ne ekipmanı ne de güvencesi! 5 işçinin yapması gereken iş 2 işçiye yaptırılıyor. 24 saat dinlenmeden çalışıyorlar. Ama iktidar duymadı, görmek istemedi.
Taşeron çalışma, 53 TL yevmiye!
Ve bugün 53 TL yevmiye ile ateşe sürülen 11 işçi kardeşimiz artık aramızda değil. Sermaye düzeninde işçilerin canı bu kadar ucuz! Neden kadrolu, donanımlı orman işçileri istihdam edilmiyor? Neden taşeron sisteminden, güvencesiz çalıştırmadan vazgeçilmiyor? Yangına karşı tek “önleminiz”, ateşin ortasına korumasız işçiyi sürmek mi? Geçici çözümlerle, göstermelik açıklamalarla bu katliamın üzeri kapatılamaz!”
“Yangın söndürme uçaklarını sattıranların vicdanları rahat mı?”
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel ise yaptığı paylaşımda, “Türk Hava Kurumunun yangın söndürme uçaklarını sattıranların acaba vicdanları rahat mı? Gece rahat uyuyabiliyorlar mı?” diye sordu.
Yücel, şunları kaydetti:
“Eskişehir’de orman yangınına müdahale ederken alevlerin arasında kalarak şehit düşen orman işçilerimize Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. Türk Hava Kurumunun yangın söndürme uçaklarını sattıranların acaba vicdanları rahat mı? Gece rahat uyuyabiliyorlar mı? Yazıklar olsun!”
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!