Türkiye devrimci hareketinde yitirdiğimiz yoldaşları fetişleştirme eğilimi egemendir. Onları “şehit” olarak tanımlamanın yaygınlığından da görüleceği üzere yer yer mistik hatta düpedüz dini bir havaya bürünür bu yüceltme. Onların arkasından yazılan ya da söylenenler hep olumlu yön ve özellikleri üzerinedir. Gerçeği tek yanlılaştırarak bozunuma uğratmak gibi bir ‘kusuru’ vardır bu yaklaşımın. Bu yüzden çoğu kez inandırıcılık sorunu yaşar
Devamını Oku »Etiket Arşivleri: h. selim açan
Leyleğin Ömrü Laklakla Geçer
Bundan 4-5 yıl öncesine gelene kadar faşizmin varlığını dahi kabule yanaşmayan liberal budalalığın tek nedeni neoliberalizmin ideolojik anaforuna kapılmış olmak değildi. O bir yerde sonuçtu. Temelde yatan asıl neden faşizm olgusunu emperyalizm çağının ve mali sermayenin karakteristik özelliklerinden kopararak ele almakta düğümleniyordu
Devamını Oku »12 Eylül’ü Hatırlamak (II)
‘O yenilgi, en başta dönemin “büyük” örgütlerinin yenilgisidir’
Devamını Oku »12 Eylül’le Hesaplaşmak
Türkiye’de işçi ve emekçi kitleler, insanlığı çürütüp doğayı ve ekolojik dengeyi mahveden kapitalist sisteme alternatif arayışı içindeki gençler ve aydınlar devrimci örgütlere, onların yönetimlerine, program ve politikalarına, sözlerine ve vaatlerine güvenlerini yitirdilerse, onların önerdikleri yoğurdu bile defalarca üflemeden yemeyecek kadar kuşku duyar hale geldilerse bu yabancılaşmayı doğuran ilk büyük tarihsel kırılma 12 Eylül’de yaşandı
Devamını Oku »GEZİ’den Geleceğe…
Sitemiz yazarlarından H. Selim Açan'ın 2 Haz 2022 tarihli 'Bİ DURUP DÜŞÜNSEK' programını güncel öneminden dolayı yeniden yayınlıyoruz
Devamını Oku »“Türk Solu”
Her şeyden önce Türkiye solunun bileşenleri arasındaki büyük, derin ve tarihsel farklılıkları yok sayan ya da görmezden gelen toptancı bir genelleme özelliği taşıyor. Bu yönüyle yanlış. Daha da vahimi, Türkiye solunun ayrımsız bütün bileşenlerine yönelik milliyetçi bir husumet ve aşağılamanın ifadesi olarak kullanılıyor
Devamını Oku »“Anlatabildiğin, Karşındakinin Anlayabildiği Kadarıdır”
SMF’li dostlarımız bizi “reformizmden başka kuş ve tehlike tanımamakla” kınıyorlar. Bu konuda da yanılıyorlar. Ağır sonuçlarını bizzat yaşadığımız iç kriz ve bölünmelerin deneyiminden de hareketle yıllardan beri biz asıl olarak tasfiyecilik tehlikesinin büyüklüğüne dikkat çekmeye çalışıyoruz
Devamını Oku »Sınıf Özcülük Devrimcilik Değildir!*
Türkiye solunun sınıfla arasındaki açıklık ‘90’ların ortalarından itibaren büyümekle kalmadı, 2000 sonrası ürkütücü bir kopukluk halini aldı. Bu kesitte sınıfa yönelimin kendisi adeta kayboldu. Bunun arka planında işçi sınıfının kapitalist sistemdeki konumunun ve devrimde öncü rolünün inkârı yatıyordu. Bu sadece işçi sınıfından değil sosyalizmden de bir kopuştu.
Devamını Oku »Kürt Siyasetinde Kronikleşen Türbülans -II
Emek ve emeğin sorunları, proleterleşmiş bir toplumun yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlar, yoksulluk ve yoksunluklar yok hareketin görüş alanında! Zaman zaman verilen demeçler ve sembolik bazı jestler dışında belirli bir strateji ve politikalar temelinde yürütülen sistematik bir çaba ve yönelim yok! Bu konu yıllardır söylem düzeyinde dahi zaman zaman akla gelen bir kenar süsü sadece.
Devamını Oku »Kürt Siyasetinde Kronikleşen Türbülans
Son yıllardaki her seçimden sonra belirgin bir bocalama geçirip yeni arayışlara girme mecburiyeti duyan Kürt siyasal hareketinin sorunu ne yönetimsel ne kadrosal ne taktikseldir. Sorun her şeyden önce Türkiye, bölge ve dünyadaki gelişmeleri hâlâ dar bir odaktan -bu yüzden de isabetsiz- okumaktan kaynaklı olarak stratejik hattın silikleşip bulanıklaşmasındadır. Başka bir anlatımla taktiklere ve gündelik politikalara da yön verecek tutarlı stratejik bir hat sahibi olmaktan uzaklaşmadır.
Devamını Oku »
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!