H. Selim Açan, açıklamada kendi adlarına doğru bulmadıkları ve anlamakta güçlük çektikleri bazı noktalar bulunduğunu dile getirdi. Ancak nihai kararın Kürt halkı ve onun öncülerine ait olduğunu belirterek, ezen ulusa mensup komünistlerin, sosyalistlerin, devrimcilerin ve demokratların bu tercihi kendi kaderini tayin hakkının bir parçası olarak kabul etmesi gerektiğini söyledi
Devamını Oku »Etiket Arşivleri: h. selim açan
Türkiye Devrimi’nin Karakteri Üzerine
Demokratik devrim fetişizmi, '70'lerde bile nadir rastlanan cehalet örnekleri sergileyerek karşımıza çıkıyor bugün. Bu konuda dogmatizmde ısrarın yeni örnekleriyle karşılaşıyor olmak ise gerçekten şaşırtıcı ve üzücü
Devamını Oku »Hüsnü’ye Veda…
Genç bir devrimciyken “25’imizi görürsek çok yaşamış sayılırız” diye düşünürdük. Aramızdan daha önce toprağa düşenler oldu tabii, hatta bizlerden çok daha genç yoldaşlarımızı uğurladık ölümsüzlüğe. Onlarınki gibi ‘zamansız-erken ölüm’ sayılmaz bizlerin gidişi. Ama Hüsnü, tez canlılığını bu konuda da konuşturdu
Devamını Oku »Bir İbrahim Çiçek Klasiği: Ucuz Polemikçilik
İ. Çiçek bir süredir duruyor duruyor aylar önce yayınlanmış yazılarımızdan birini bahane ederek bize kılıç sallıyor. Yazdıkları, içinde bulunduğumuz her açıdan kritik dönemin sorun ve ihtiyaçlarına dair geliştirici, zenginleştirici, en azından üzerinde durup düşünmeye değer fikri bir derinlik taşısa gam yemeyeceğim. Hatta hoşnut olup keyifli bir polemik yürüteceğim. Gel gör ki o bizi sürekli kısır bir alanda sidik yarıştırmaya davet edip duruyor
Devamını Oku »Ekim 1917: Devrim Neden Rusya’da Oldu?
Nesnel koşulların olgunlaşma düzeyi Almanya’da da İtalya’da da Rusya’dan çok daha ileriydi. Peki buna rağmen devrim neden üstelik hem kapitalizmin gelişme düzeyi hem de gelişkin bir sınıf mücadelesi deneyimine ve güçlü komünist partilere sahip Almanya ve İtalya’da değil de Çarlık Rusya’sı gibi kimsenin -hatta Lenin’in dahi- ummadığı Rusya’da oldu?..
Devamını Oku »“10 Ekim’i Unutmadık” Diyebilir miyiz?
10 Ekim, bu ülkedeki işçi ve emekçilerin Kürt halkına yapılan zulme karşı en kitlesel duruşuydu. Ezilen ulusun acılarına anlamlı bir el uzatıştı.
Devamını Oku »Yitirdiklerimizin Ardından
Türkiye devrimci hareketinde yitirdiğimiz yoldaşları fetişleştirme eğilimi egemendir. Onları “şehit” olarak tanımlamanın yaygınlığından da görüleceği üzere yer yer mistik hatta düpedüz dini bir havaya bürünür bu yüceltme. Onların arkasından yazılan ya da söylenenler hep olumlu yön ve özellikleri üzerinedir. Gerçeği tek yanlılaştırarak bozunuma uğratmak gibi bir ‘kusuru’ vardır bu yaklaşımın. Bu yüzden çoğu kez inandırıcılık sorunu yaşar
Devamını Oku »Leyleğin Ömrü Laklakla Geçer
Bundan 4-5 yıl öncesine gelene kadar faşizmin varlığını dahi kabule yanaşmayan liberal budalalığın tek nedeni neoliberalizmin ideolojik anaforuna kapılmış olmak değildi. O bir yerde sonuçtu. Temelde yatan asıl neden faşizm olgusunu emperyalizm çağının ve mali sermayenin karakteristik özelliklerinden kopararak ele almakta düğümleniyordu
Devamını Oku »12 Eylül’ü Hatırlamak (II)
‘O yenilgi, en başta dönemin “büyük” örgütlerinin yenilgisidir’
Devamını Oku »12 Eylül’le Hesaplaşmak
Türkiye’de işçi ve emekçi kitleler, insanlığı çürütüp doğayı ve ekolojik dengeyi mahveden kapitalist sisteme alternatif arayışı içindeki gençler ve aydınlar devrimci örgütlere, onların yönetimlerine, program ve politikalarına, sözlerine ve vaatlerine güvenlerini yitirdilerse, onların önerdikleri yoğurdu bile defalarca üflemeden yemeyecek kadar kuşku duyar hale geldilerse bu yabancılaşmayı doğuran ilk büyük tarihsel kırılma 12 Eylül’de yaşandı
Devamını Oku »
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!