Etiket Arşivleri: Oya Açan

“1 Mayıs Ruhu”ndan Ne Anlıyoruz?

Önce “zamanın ruhunu” yakalayabilmiş bir devrimci kavrayışa sahip olmak, ardından buna uygun bir pratiğin sahibi olmak gerekir. Yıllar içinde birike birike taşlaşmış işçi düşmanı “sendika bürokratlarına ne anlatmaya çalışıyorsun” diyenler çıkabilir. Sözümüz onlara değil, gerçeği enine boyuna göstermeye çalıştığımız kardeşlerimize…

Devamını Oku »

Urfa’dan İstanbul’a Bir Yol Gider

Akçakale’den haklarının peşine düşmek için gelen Urfalı Arap inşaat işçilerinin direnişleri şöyle ya da böyle sonuçlansın bu müthiş deneyimi kimse onlardan alamaz! Direnişi sahiplenen sınıf kardeşlerini de direnmeden sonuç alamayacak olduklarının somut bilinci de, bu sahiplenmenin yarattığı duygu ve bilinç birikimi de işledi artık hafızalara, bunu onlardan kimse alamaz!

Devamını Oku »

Baş Eğdiremediğiniz Kadınlar Size Dert Olsun!

Erkek devlet şiddeti yanında rejimin erkeklere biçtiği toplumsal cinsiyet rolleri ve onun katmanlı karmaşık tezahürleri de devreye giriyor. Bunu sayısız gözaltı ve hapishane operasyonları sırasında yaşadıklarımızdan biliyoruz. Yol verilen, önü açılan ve kutsal bir “vatani görev” olarak polise içirilen erkek devlet şurubu kışkırtılmış erkeklikle birleşince her şeyi yapmaya hakkı olduğunu düşünen faydacılığın örnekleri olarak gündeme geliyor

Devamını Oku »

Bu Dünyayı Ferideler Değiştirecek

“Varla yok arası bir kadının, hiç kullanılmamış bir bıçağa dönüşerek ziyan edilmiş öfkesi; uzaklarda, çok uzaklarda yitip gitmiş bir kardeşin hâlâ gülümseyen son satırları ve görüş yerinde saçlarından sürüklenen incecik bir çocuğun ilk doğduğu günün hatırası”

Devamını Oku »

Kadınların ‘Artık Yeter’ Dedikleri Gün!..

“Öldürmenin erkeklere, yas tutmanın kadınlara yüklenişi -her ne kadar toplumsal cinsiyet farklılıkları anlayışı zamanla evrimleşse de- cinsiyet rolleri ve özellikleri üzerine uzun süredir var olan Batılı kavramsallaştırmanın bir parçasıydı. Genel olarak erkekler güçlü, kadınlar zayıf; erkekler bağımsız, kadınlar bağımlı; erkekler koruyucu, kadınlar korunan olarak görülüyordu.”

Devamını Oku »

Herkesin Yolu Hapishaneye Düşebilir

Bir tutsak yakını, 30 yılın ardından pişmanlık göstermediği için tahliye edilmeyen abisini anlatıyor: “Alzheimer hastası babam, sadece Mehmet Ali’nin ismini biliyor. Tahliye olacak diye saatleri sayıyordu. ‘Mehmet Ali kaçta arayacak, ne zaman gelecek’ deyip, duruyordu. Babam her şeyi unutuyor ama Mehmet Ali’nin arayacağı ve tahliye olacağı günü unutmuyor…”

Devamını Oku »