Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi 277. Hafta basın açıklamasını gerçekleştirdi. İnisiyatif, bu hafta 19 Aralık operasyonunda kafasına aldığı darbeler nedeniyle iki gözünü de kaybeden, geçirdiği ameliyatlar sonrasında da iyileşme sağlanamayan ve infazının ertelenmesi ya da cezaevinde kalamayacağı yönünde raporlar olmasına rağmen tahliye edilmeyen Bafra T Tipi Kapalı Hapishanesinde bulunan Metin Turan’ın durumunu gündeme getirdi.
Hapishanelerdeki tutuklu ve hükümlü sayısının 300 bine dayandığı, tedavi için yeterli olanakların sözkonusu olmadığı bu koşullarda hasta mahpusların cezaevinde tutulmasının geriye dönüşü olmayan sonuçlara yol açabileceği vurgulanan açıklamada Metin Turan’ın sağlık koşullarıyla ilgili aktarıldı.
Birçok hastane raporuna rağmen Turan’ın tahliyesi yönünde karar vermeyen Adli Tıp Kurumu’nun bu tutumundan vazgeçmesi istenen açıklamada, “Metin Turan’ın sağlık durumuyla ilgili olan hastanelerin vermiş olduğun raporlara göre Adli Tıp Kurumu iyileşme olamayacak, ameliyat edilemeyecek durumda olmasına rağmen, hapishanede kalabilir raporu vermekten vazgeçmeli ve hastane raporunu kabul etmelidir. Adli Tıp Kurumu her zaman söylediğimiz gibi bir politik kurum gibi, bir yargı organı gibi hareket etmemelidir. Metin Turan derhal serbest bırakılmalıdır.” diye vurgulandı.
Açıklamada, Metin Turan’ın gözleri nedeniyle yaşadığı süreç, aldığı raporlar ve ATK’nın tutumu şöyle anlatıldı:
20 yıldır cezaevinde olan Metin Turan “Hayata Dönüş” operasyonunda Sağmalcılar cezaevinde olduğunu ve başına aldığı darbeler sonrasında 2001 yılında her iki gözünün de görmez olduğunu aktarmıştır mektubunda. Yine aktardığı bilgilere göre; önce Trakya Üniversitesi’nde sonra Cerrahpaşa’da ameliyatlar olmuş, gözlerine konulan yapay merceklerin ardına silikon tedavisi uygulanmıştır. “Retina yırtılması ve göz sinirlerinin tahribini önler” denilen bu yöntem sonrası, silikon emülsifikasyonu olmuştur. Şubat 2002’de Adli Tıp Kurumu “ameliyat için 3 ay süreyle infazının ertelenmesine” diyerek rapor düzenlediği halde, bırakılmamıştır. Bu nedenle zamanla gözlerindeki hücreler ölmeye başlamış ve organik bozulma daha da ilerlemiştir. Bu halde yaşamını zor idame ettirirken geçen yılların ardından 2014’de Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kuruluna çıkmıştır. “Mevcut hastalığı kalıcıdır, tedavi edilemez, cezası 2 yıl ertelenmeli” denilmiş ama ATK “kol hizası görüyor” diyerek bu raporu onaylamamıştır. O günden bugüne kadar defalarca çeşitli Devlet ve Üniversite Hastanesi Sağlık Kurullarına çıkarılmış ve her defasında “Tamam sol hiç görmüyor, sağda da organiz bozulma var, sadece küçük bir adacık ışık alıyor” denildiği halde “biraz daha görmez hale gelmen lazım” denilerek raporları onaylanmamıştır.
Adli Tip Kurumu her defasında ezber cümleler kurarak “tedavisine ve poliklinik kontrollerinin düzenli olarak yapılmasına…” diyerek raporlar düzenlemektedir. Oysa hastane raporlarında gözleri için “tedavi edilemez, cerrahi müdahale yapılamaz” denilmektedir. En son 2017 yılında verilen raporun ardından geçen uzun sürede “tedavi” için adım atılmayınca yeniden başvuruda bulunmuştur. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Sağlık Kuruluna çıkarılmış ve kurul bir rapor düzenlemiştir. Kurumumuza da yolladığı bu rapora göre karar “cezasının süresiz olarak ertelenmesi” şeklindedir. Ve yine bu raporda cerrahi müdahalenin yapılamayacağının da altı çizilmiştir. Yine bu verilen rapor sonrasında, ATK ezber sözleriyle bu raporu görmezden gelmiş, Üniversite Hastanesinin vermiş olduğu kabul etmemiş ve onaylamamıştır. Üstelik ATK kendi raporunda “makula atropik” ve “kanama var” dediği halde hastane raporunu reddetmiştir. Tıp Fakültesinin verdiği raporda vurgulanan; 2017 tarihli bir önceki raporla, 2019 tarihli güncel durum ve tanılar arasında karşılaştırma yapılmaktadır. Bu rapora göre tıbbi tanı nettir ve “gözlerde bir öncekine göre progeryon (kötüleşme) var” denilmektedir.
Dahası yıllar sonra ilk kez çıkarıldığı psikiyatırlar kurulunda, gözlerindeki körleşmeye ek olarak “depresif bozukluk, ümitsizliğe dayalı duygusal depresyon” gibi tanılarda konulmuştur. Metin Turan sağlık durumu ve sağlık raporlarına rağmen cezasının ertelenmemesiyle ilgili iç hukuk yollarını tüketmiş ve Anayasa Mahkemesine başvuru yapmış ancak henüz sonuç alamamıştır.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!