Metal işkolunda grev eşiğine gelindi



3 sendikada örgütlü 140 bin metal işçisini ilgilendiren MESS Grup Sözleşmesinde grevin eşiğine gelindi. TM grev kararı aldığını açıkladı. Fakat fabrikalarda bu karara uygun bir hareketlilik henüz yok


Türk Metal (TM), Birleşik Metal İşçileri Sendikası (BMİS) ve Öz Çelik-İş’te örgütlü 140 bin metal işçisini ve aslında tüm işçi sınıfını ilgilendiren MESS Grup Sözleşmesinde grev aşamasına gelindi. Arabulucu sürecinin uzlaşmazlıkla sonuçlanmasının ardından sendikalarla yeni bir görüşme talep eden MESS, 3 yıllık sözleşme, esnek çalışmayı temel çalışma biçimi haline getirecek dayatmalar konusundaki ısrarını sürdürerek; ücretlerde ilk altı ay için getirdiği yüzde 6,05’lik zam teklifini yüzde 8’e yükselttiğini belirtmişti. Sendikalar MESS’in bu teklifi kabul etmediklerini belirtip, masadan kalkmıştı.

Süreci üretimden gelen gücün patronlar üzerinde ciddi bir baskı oluşturmasını sağlayacak şekilde değil de bilinçli bir atalet haliyle yöneten sendikaların “masadan kalktık” efelenmeleri ve hatta açıkladıkları grev kararlarının MESS üzerinde pek bir etki yapmadığı açık. Yaratmış olsaydı 7 Ekim’de başlayan görüşmeler bu denli uzamaz, patronlar grev yasağı ve kendi tekliflerinin bile gerisinde bir sonuçla süreci sonuçlandıracağını bildikleri Yüksek Hakem Kurulu (YHK) sopasını bu denli aleni kullanmazlardı.

Süreç artık grev aşamasına gelmişken bile fazla mesailere kalmama, 10-15-20’şer dakikalık iş yavaşlatmalar belirlenmiş kent merkezlerinde basın açıklamaları ve kitlesel mitinglerle durumu idare etmeye çalışan sendikaların “bir bildikleri var” diye düşünmeden edemiyor insan. Nitekim metal işçileri bu tutumu “TM aslında MESS’le el altından anlaştı bu süreci 3 yıllık sözleşmenin kabulü ve yüzde 15 oranında zamla bağıtlayacaklar. Sonra da biz elimizden geleni yaptık diyecekler” şeklinde değerlendiriyor.

Her zaman TM’nin ne yapacağına bakarak tutum belirleyen BMİS, “süreç greve gidiyor, hazırlıklarımıza başladık” diye belirtiyor günlerdir. Fakat grev hazırlığından ne anladığını yapılan sembolik eylemleri bile çoğaltmamasından anlamak zor değil.

TM’yse dün itibariyle grev kararı aldığını açıkladı. O da grev kararı almış bir sendika olarak olası yasak da dahil nasıl bir hazırlık yaptığını pratiğiyle gösteriyor ve bu pratik alınan grev kararına uygun bir pratik de değil!

Bu arada işkolunda örgütlü 3 sendikanın IndustriALL’ın desteğiyle geçtiğimiz hafta ortak bir basın toplantısı düzenlediklerini ve toplantıyla birlikte hareket edecekleri izlenimi yarattıkları ve fakat bu “birlikteliğin” sadece basın açıklamasıyla sınırlı kaldığını da ekleyelim.

Metal işçisinin zaten ciddi bir güven sorunu yaşadığı sendikaların hali kısaca böyle. Güven vermedikleri için de alınan sembolik kararların bile patron cephesinde kırıldığını biliniyor. Keza işçilerin önemli bir kısmı bu eylemlerin aslında “dostlar alışverişte görsün” babında eylemler olduğunu düşünüyor ve bu nedenle de patronla karşı karşıya gelmekten çekiniyor.

Hal böyle olunca grev kararı alınmasının görünen tablo itibariyle pek bir ağırlığı olmadığını bizzat MESS patronlarının bildiğini söylemek haksızlık olmayacaktır.

Bu arada neler olup biteceğini hep birlikte göreceğiz. Fakat grev yasağı ve YHK tehdidiyle baskılanan süreç nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın metal işçisinin birikmiş öfkesinin sonraki büyük patlamalara girdi olarak dahil olacağı açık. Bu gerçeği de yaşayıp göreceğiz…