Siyahlar giyinmiş, suçlayıcılarının önünde tek başına ayakta duruyordu. Dış görünüşünün sertliğini hafifletecek ne mor ne yeşil kurdeleleri vardı. Hoş görülme ya da bağışlanma için dolaylı ya da dolaysız hiçbir talepte bulunmayacak yanlışlıkla tutuklandığını ya da yanlışlıkla suçlandığını öne sürmeyecekti. O bir devrimciydi ve kendisini öyle sunacaktı. Eylemlerinin ve kundakçılık gibi doğrusu yapmadığı şeylerin de sorumluluğunu kabul etti. Hiçbir suç ortağı olmadığını açıkladı. Tek başına “Versaylılara karşı alevden bir duvarla savaşmak” istemişti ama yangın çıkarması pek olası değildi.
Başkan Thiers’i öldürmek istediğini ve Theophile Ferre’nin onu durdurduğunu kabul etmişti… Generaller halkın üzerine ateş etmek istediğinde Montmartre’de olsaydı söylediği gibi, “böyle emirler veren insanları vurmaya çekinmeyecekti” ama yine de tutsak alındıktan sonra vurulmamaları gerektiğine inanıyordu. Tutsakları vurmak “alçakça bir eylem”di. Kadın erkek neredeye herkesin tersine hiçbir suçlama için masumiyet iddia etmemiş ya da hafifletici nedenler öne sürmemişti.
Komün toplumsal bir devrim gerçekleştirmek istemişti ve toplumsal devrim onun “en içten dileği”ydi. Michel, “Komün’ün kurucularından biri olarak seçilme onuruna erişmişti” ve kimsenin bundan kuşkusu yoktu.
Yargıçlara şunları söylemişti: “Sizden istediğim, devrimci erkek kardeşlerimizin çok düştüğü Satory toprağıdır. Toplumdan kesilip atılmalıyım. Size bu söylenmişti. Savcı da haklıdır… Yaşamama izin verirseniz intikam için haykırmaktan kendimi alıkoymayacağım ve erkek kardeşlerimimin intikamı için [Ferre ve diğer 22 kişinin cezalarını hafifletmeyen] Af Komisyonu’ndaki katilleri ihbar edeceğim… Korkak değilseniz öldürün beni!”
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!