Sağlıkta Yağma: Şehir Hastaneleri



Çiçek Özgen Sağlıkta özelleştirme politikalarının bir sonucu olarak açılan şehir hastaneleri nedeniyle toplamda 30 kamu hastanesi kapatıldı ya da hizmetleri sınırlandırıldı. Geriye kalan kamu hastaneleri için kapatılma süreci hızla devam ediyor. Sağlık alanını tamamen piyasalaştırma çabası ile atılan bu adımlar nedeniyle, hastane kapasiteleri daraltılıp hastaların yeni açılan/açılacak olan şehir hastanelerine akışı sağlanmaya çalışılıyor. Çünkü şehir …


Çiçek Özgen

Sağlıkta özelleştirme politikalarının bir sonucu olarak açılan şehir hastaneleri nedeniyle toplamda 30 kamu hastanesi kapatıldı ya da hizmetleri sınırlandırıldı. Geriye kalan kamu hastaneleri için kapatılma süreci hızla devam ediyor. Sağlık alanını tamamen piyasalaştırma çabası ile atılan bu adımlar nedeniyle, hastane kapasiteleri daraltılıp hastaların yeni açılan/açılacak olan şehir hastanelerine akışı sağlanmaya çalışılıyor. Çünkü şehir hastaneleri için işletmeci firmalara yüzde 70 doluluk taahhütü verildi. Dolayısıyla kamu hastanelerini kapatıp alternatifleri ortadan kaldırarak, buraya giden hastaların, şehir hastanelerine yönlendirilmesi planlanıyor.

Gizli, sessiz bir süreç yürütülüyor

Ancak hükümet, özellikle yükselen itirazlar sebebiyle hastanelerin kapatıldığını kamuoyundan saklamaya çalışıyor. Bunun yerine gizli ve sessiz bir süreç yürütülüyor. Oldu bittiye getirilerek birçok kamu hastanesi fiilen kapatılıyor. Şu anda açık görünen birçok kamu Hastanesinin ekipman ve eşyalarının kamyonlarla şehir hastanelerine taşındığı defalarca gündeme geldi. Bununla birlikte buralarda çalışan birçok sağlık çalışanının Şehir Hastanelerine görevlendirilmeleri yapıldı. Böylece yetersiz personel, yetersiz ekipmanlarla var olan kamu hastaneleri fiilen işlevsiz hale getirildi.

Ankara’da sağlıkta yıkım boyutlanıyor

Bu konuda en büyük yıkımı yaşayan Ankara’da açılması planlanan Etlik Şehir Hastanesi yüzünden şimdiden 7 hastane kapatıldı, 5 hastanenin daha kapatılması gündemde.

Yükselen tepkiler yüzünden Ankara Onkoloji Hastanesi’nin kapatılmayacağı bakanlık tarafından duyurulmuştu, ancak geldiğimiz süreçte buradan çok sayıda doktor ve hemşirenin Etlik Şehir Hastanesinde görevlendirilmesinin yapıldığı ortaya çıktı. Hastane işlevsizleştirilerek fiilen kapatılma sürecine girmiş oldu. Böylece ülkedeki tüm kanser hastalarına tedavi hizmeti sunan tek kamu hastanesi de gözle kaş arasında yok edilmiş olacak. Kanser hastaları ise kendi kaderlerine terk edilmiş oluyor.

“Duygusal” sebepler büyük

Bu arada bu hastanelerden “kaldırılan” ekipman ve cihazlar sayesinde, işletici firma yeni cihazlar alma yükünden de kurtarılıyor. Kamu hastaneleri, sermaye için yağmalanıyor. Tabii ki tek “avantaj” bu değil, sermaye için “duygusal” sebepler saymakla bitmiyor. Bu hastaneler kamu arazileri üzerine inşa ediliyor ve bedelsiz olarak şirketlere veriliyor. Şirket inşaatı yaptıktan sonra devlete kiralıyor. Yani bu Şehir hastaneleri Sağlık Bakanlığı tarafından kiralanıyor, böylece kur garantili olarak 25-30 yıl boyunca bu şirketlere kira ödenecek. Böylece sağlığa ayrılmış olan, zaten çok cüzi olan bütçe, şehir hastanelerine kira ve hizmet bedeli olarak verilmiş olacak.  Şimdiden Sağlık Bakanlığı’nın bütçesinin yaklaşık yüzde 18’i bu hastaneler kapsamında harcandı bile. Bunun bize yansıması ise daha fazla katkı payı ödemek, daha sınırlı sağlık hizmeti ve tedavi seçenekleriyle karşı karşıya kalmak olacak.

Dünyanın terk ettiği sistem

Bu sistem daha önce pek çok ülke tarafından denendi, ancak verimsiz ve maliyetli olması nedeniyle terk edildi. İlk örnekleri İngiltere ve Kanada’da görülen, ancak sonrasında vazgeçilen bu sistem, Erdoğan’ın “hayalini kurduğum proje”  sözleriyle yürürlüğe sokuldu. Kâr hayaliyle şekillenmiş olan bu proje, sadece getirdiği mali yük açısından değil, aynı zamanda sağlık hizmetlerine ulaşımın kısıtlanması ve nitelikli sağlık hizmeti önünde engel oluşturması yönünden de batmaya mahkum olan bir projedir.

Bu süreçte yükünü tutturan tutturacak, kasasını dolduran dolduracak. Ancak fatura yine halka kesilecek. Çünkü o zamana kadar kamu hastaneleri kapatılıp, yağmalanacak, personelleri tayin edilecek. Böylece artık devletin sağlıktaki yükümlülüğü bütünüyle ortadan kaldırılmış olacak. Dolayısıyla bütünüyle özelleşmiş bir sağlık sistemi ile baş başa bırakılacağız. Bize hazırlanan gelecek bu. Kabul edip etmemek bize kalmış…