Amed’de bir grup, Kayapınar İlçesi Mahabat Bulvarı’nda bulunan Starbucks ve Sur ilçesinde bulunan Burger King şubelerine saldırı düzenledi.
Oldukça rahat hareket edip çalışanları da darbeden grup, tekbir getirerek gövde gösterisi yaptı. İsrail’e petrol ve diğer savaş malzemeleri satan tekellere, devlet politikalarına tutum almayan dinci gericilerin Filistin halkının yaşadığı acıları artistik gövde gösterilerine malzeme etmesi ikiyüzlülükten fazlasını ifade ediyor.
Polisin seyretmenin ötesinde koruduğu grubun “Cenk, cihat, şehadet!” sloganları atarak ortalığı dağıttığı bu gövde gösterisinin daha önce yine Amed’te parkta dans dersi alan gençlere yönelik gerici saldırıdan bağımsız olmadığı açık.
Hizbullah artığı HÜDAPAR ve uzantılarının Filistin davasını araçsallaştırarak Kürdistan’da kendisine alan açmaya/tutmaya çalıştığı biliniyor. 7 Ekim’den bu yana “ümmet” söylemi üzerinden kentte birçok icraatta bulundu. Hamas komutanlarının posterlerini astı, askeri kıyafetlerle gösteriler düzenledi. Bu gösterişli pratikleri boyunca hiçbir zaman iktidarın ikiyüzlü Filistin politikalarına değinmedi, devam eden ticaretten dem vurmadı. Erdoğan Ailesi öncülüğünde yapılan cafcaflı gösterilerin Kürdistan’daki izdüşümlerini biraz daha soslayarak tekrarladı.
Mayıs seçimlerinde AKP yanaşmalığıyla milletvekili çıkaran, yerel seçimlerde ciddi bir irtifa kaybettiği anlaşılan HÜDAPAR ve uzantıları, epeydir sessizdi. Bu sessizliğini yeni eylemlerle bozacağı da bekleniyordu. Nitekim halkın kayyum darbesiyle sindirilmeye çalışıldığı, Kobanê davasında intikam cezaları yağdırıldığı, tecrit politikalarının hapishanelerde olduğu gibi dışarda da koyulaştırıldığı böylesi bir dönemde bir kez daha sahne aldı.
Hem de Diyarbakır-Mardin arasında DEDAŞ’ın ihmal ve denetimsizliği nedeniyle çıkan ve 15 insanın ölümüne onlarcasının yaralanmasına, binlerce hayvanın can verip geniş tarım arazilerinin kül olmasına neden olan yangının acıları taptazeyken yaptı bu gösteriyi. Halkın hem DEDAŞ’ın denetlenmediği gibi aklanmaya çalışılmasına hem de sabaha kadar bir helikopter bile gönderilmeyerek yangının adeta seyredilmesine tepkiyle dolu olduğu bu anlarda Filistin davası bu cihatçı çeteler için bir kez daha kullanılacak malzeme oldu.
Tüm dikkatler kayyuma, Kobanê davası ve büyük bir trajediye dönüşen yangının gerçek faillerine yönelmişken bu güruhun Filistin’i bahane ederek gidip Starbucks ve Burger King şubelerine saldırmakla; hem dikkatleri başka yöne çekmeyi dolayısıyla devleti halkın tepkileri karşısında korumayı hem de saldırganlığıyla gözdağı vererek halkı sindirmeyi amaçladığı açık.
Ne de olsa Süleyman Soylu’nun deyimiyle HÜDAPAR ve iktidar arasındaki ittifak “stratejik” bir ittifak!
Bu arada Filistin halkına yönelik soykırım saldırıları karşısında Filistin İçin Bin Genç başta olmak üzere demokratik-ilerici toplumsal kesimlerin yarattığı toplumsal duyarlılığı da sindiremeyip yeniden rol kapmaya çalıştığı da açık.
Parkta dans dersi alan gençlere saldırarak Kürt halkının dini-muhafazakar yapısını kaşımaya çalışan, ortalık yangın yeriyken gidip Starbucks ve Burger King’e saldırarak kendisi gibi olmayanları korkutmayı, sindirmeyi hedefleyen bu güruhun ne yapmak istediği her yerde teşhir edilmeli, bundan sonra daha ciddi provokasyon ve saldırılarla sözkonusu yönelimlerini sürdürecekleri bilinerek hazırlıklı olunmalıdır.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!