Pazar, 6 Eylül 2026

Prof. Dr. Bengi Başer’in Irkçı Paylaşımına Tepkiler Sürüyor



Prof. Dr. Bengi Başer’in yüz binlerce takipçisi olan X hesabından yaptığı ırkçı paylaşıma ilişkin tepkiler devam ediyor. Barolar ve DEM Parti Eş Genel Başkanları suç duyurularında bulunurken İHD de TTB’ye Başer hakkında soruşturma açılmasını talep eden bir dilekçe sundu


Kadıköy Medicana Hastanesi’nde görev yapan Prof. Dr. Bengi Başer’ın ırkçı paylaşımına yönelik tepkiler devam ediyor. Başer’in Hipokrat yemini eden ve özellikle pandemi döneminde öne çıkarak halk nezdinde güvenilirlik kazanan bir hekim olmasına rağmen bunu yapması tepkinin şiddetini de belirledi. Son dönemlerde Zafer Partili ırkçı faşistlerin Kürt halkını tanımlamak için kullandığı “hırt” kavramıyla tasarlanmış bir afişi “Sokak hayvanlarını yok etmek için harcadığınız enerjiyi, şu insan alt türlerini ıslah etmek için harcasanız ya!..#KatliamYasasınaHayır” notuyla paylaşarak Kürt halkını sokak hayvanları ile kıyasa konu etmesi ve “insan alt türü” olarak tanımlayıp ıslah edilmesini salık vermesine ilk tepki Diyarbakır ve diğer bölge barolarından gelmişti.

X’te gece ve gün boyunca devam eden tepkilere karşı Başer özür dilemek yerine “ben Kürtleri kastetmedim” diyerek ırkçılıkla özdeşleşmiş “alt insan türleri” kavramına kılıf uydurmaya kalkıştı. Uydururken de özünü, yaklaşımını yeniden ele verdi.

DEM Parti Eş Başkanları Suç Duyurusunda Bulundu

Başer hakkında barolardan sonra Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu da Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan adına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

İnsan Hakları derneği (İHD) ise Başer’in başka ırkçı paylaşımlarını da belirttiği bir dilekçeyle hakkında soruşturma açılması talebiyle Türk Tabipleri Birliği’ne başvurdu.

DEM Parti Eş Genel Başkanları adına yapılan suç duyurusunda, Başer’in yapmış olduğu paylaşımda Kürt halkını topluca hedef gösterdiği belirtildi. Ayrıca söz konusu paylaşımın halkın bir kesimini etnik kimliği nedeniyle aşağıladığı, suçla ilişkilendirici nitelikte olduğu, toplumsal barışı ve birlikte yaşamı doğrudan tehdit ettiği ifade edildi.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 10. ve 66. maddeleri ile uluslararası sözleşmeler uyarınca vatandaşların eşitlik ve onur içinde yaşama hakkı korunmaktadır. Ancak şüphelinin bu paylaşımı anayasal güvenceleri ihlal ettiği gibi, halkın bir kesimini ötekileştirici ve suçla özdeşleştirici söylemiyle toplumsal huzura ve barış sürecine zarar vermektedir. Özellikle çözüm ve barış politikalarının yoğun olarak tartışıldığı bu dönemde, şüphelinin ayrıştırıcı ve nefret içerikli dili, toplumdaki gerginlikleri artırma potansiyeli taşımakta ve kamu düzeni açısından tehlike oluşturmaktadır” denilen suç duyurusunda; Bengi Başer hakkında etkin ve etkili biçimde yürütülecek bir soruşturmanın akabinde “Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik veya Aşağılama”, “Suç İşlemeye Tahrik”, “Nefret ve Ayrımcılık” suçlarından ve resen tespit edilecek başkaca suçlardan cezalandırma talebiyle iddianame tanzim edilmesi istendi.

Suç duyurusunda, Bengi Başer’in “Sokak hayvanlarını yok etmek için harcadığınız enerjiyi, şu insan alt türlerini ıslah etmek için harcasanız ya!..#KatliamYasasınaHayır” paylaşımı hatırlatılarak, “Bu paylaşımda Kürt yurttaşları sokak hayvanları ile kıyasa konu ederek, Kürtleri “insandışılaştırıp ıslah edilmelerini salık vermiştir” denildi.

İHD Başer’in TTB’ye başvurdu

İHD Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyonu da TTB’ye yazdığı dilekçede Başer hakkında disiplin soruşturması açılmasını istedi. Bengi Başer’in toplumsal konumu gereği bir fikri halka kolayca kabul ettirecek imkana sahip olduğunu ve yüz binlerce takipçisi olan X hesabını “gerek iç hukukta gerekse uluslararası hukukta yasaklanmış fikirleri yaymak amacıyla kullandığı” vurgulandı.

Açıklamada Başer’in son paylaşımı hatırlatılarak “Hem bu görsel hem de ‘hirt’ ifadesi, sosyal medyada Kürtleri aşağılamak ve ırksallaştırmak için kullanılan araçlardır. Bu nedenle, ilgili görsel ve ifadenin kolektif hafızada olumsuz ve yerleşik bir karşılığı vardır” denildi.

Bengi Başer’in “alt tür” ifadesini insanlar için kullanmasının 2. Dünya Savaşı’nda Auschwitz kampında görev yapan Nazi doktor Josef Mengele’yi hatırlattığı belirtilen açıklamada “Mengele, ‘saf Cermen’ ırkını savunmuş, bu doğrultuda özellikle Yahudi ve Roman çocukları üzerinde yaptığı insanlık dışı deneylerle insanlık tarihine kara bir leke bırakmıştır. Bir hekimin ‘insan alt türü’ kavramını kullanması Tıp etiğine aykırı olduğu gibi hepinizin mesleğe başlarken ettiği Hipokrat yeminine de aykırıdır. Sizler bu yeminin içeriğini bizlerden çok daha iyi bilmektesiniz. Ancak bu yeminin en önemli özelliği insanlar arasında hiçbir açıdan ayrım gözetmemektir” hatırlatmasında bulunuldu.

Prof. Dr. Bengi Başer’in benzer nitelikte başka paylaşımlarının da bulunduğu belirtilen dilekçede bu paylaşımlar dilekçeye ek olarak sunulurken metne de şöyle aktarıldı:

Örneğin, Dem Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın “Kürtlerin kaçak elektrik kullanması” yönünde suçlamalara ilişkin yaptığı bir sosyal medya paylaşımının altına Bengi Başer şunu yazmıştır: “Hadi len doğum kontrolü yapmayı öğretin önce.” Bu ifade, Kürtler hakkında yapılan suçlamalara ilişkin paylaşımına verilmiş bir yanıt olması sebebiyle Kürt halkını doğurganlık üzerinden aşağılayan ırkçı bir söylem niteliğindedir.

Yine başka bir paylaşımında, KAFTAR isimli X hesabının gönderisini, yani coğrafyamızda işkence ve insanlık suçu denildiğinde ilk akla gelen isimlerden biri olan ve Diyarbakır Cezaevi’ndeki işkenceleriyle bilinen Esat Oktay Yıldıran’ı savunan bir metni, çok takipçili hesabında yeniden paylaşmıştır. Bu durum, Bengi Başer’in özellikle Kürt halkına yönelik düşmanlığının açık bir göstergesidir.

Başer’in bu paylaşımlarının Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin ihlali niteliğinde olduğu gibi, Türk Ceza Kanunu’nun ayrımcılığı yasaklayan 122. maddesi ile halkı kin ve düşmanlığa sevk eden 216. maddesinin de açıkça ihlal ettiği kaydedildi.

İHD dilekçesinde TTB’den şu taleplerde bulunuldu:

Yukarıda açıkladığımız hususlar ve sunduğumuz belgeler dikkate alındığında, Prof. Bengi Başer’in toplumu kutuplaştırmaya yönelik zararlı paylaşımlar yaptığı açıktır. Sosyal medyada sahip olduğu etki gücü de göz önünde bulundurularak, bu paylaşımların kurumunuz tarafından ciddiyetle ele alınması gerektiğini düşünüyoruz.

İnsan Hakları Savunucuları ve İnsan Hakları Derneği Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon olarak, Prof. Bengi Başer hakkında kurumunuzun bir disiplin soruşturması başlatmasının zorunlu olduğuna inanmaktayız. Bu durumun kurumunuz açısından da kaygı verici nitelik taşıdığını düşünüyor; başvurumuzun dikkate alınacağına inanıyor ve saygılarımızı sunuyoruz.