Cuma, 17 Temmuz 2026

Asıl işçi sınıfı sizi sırtında taşıyor, ama nereye kadar?!



Erdoğan Asgari ücretle ilgili “Sırtında küfe olmayanlar rahat konuşuyor” dedi


Asgari ücret tiyatrosunda son noktayı beklendiği gibi Erdoğan koyacak. Dün üçüncüsü yapılan Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun hiçbir gerçekliğinin olmadığını, asıl kararın bu komisyonda değil Saray’da verildiğini açıkça ortaya koyan Erdoğan, yarın patronların en büyük örgütü olan TİSK Başkanı ve Çalışma Bakanı’yla oturup konuşacağını ve ona göre bir rakam açıklayacağını belirtti. Açıklamasında işçilerin en büyük konfederasyonu sıfatıyla o masaya oturan Türk-İş’in adını bile geçirmeyerek “benim esas derdim patronlar” demiş oldu.

Dün üçüncüsü yapılan Asgari Ücret Tespit Komisyonu denilen ucubenin de aslında gerçek bir çadır tiyatrosu olduğunu bizzat Erdoğan açıklamalarıyla ortaya koymuş oldu. Keza Bakanı Vedat Bilgin, 4’üncüsünün tarihinin belli olmadığını açıklamış, Türk-İş ağası Ergün Atalay da çok matah bir rakammış gibi “9 bin istiyoruz, azına imza atmayız” diyerek efelik taslamıştı. Normal koşullarda bu göstermelik komisyon yalanının yutturulması için bile olsa 4. toplantının yapılmasını beklemek gerekirdi. Ama “sırtında yumurta küfesi taşıdığını” iddia eden Erdoğan olaya el koyup, tepeden buyruklarıyla bu işi bir an önce sonuca götürme yolunu seçti. O göstermelik komisyonun perdesini de çekip atarak…

Erdoğan bununla da kalmadı. Asgari ücret artışı kendisi lütfuna bağlıymış gibi bir hava yaratarak üstüne bir de “Öyle herkesin her söylediğiyle adım atacak halimiz yok. Çünkü bizim sırtımızda küfe var. Sırtında küfe olmayanlar rahat konuşurlar. Ama bizim sırtımızdaki küfe 85 milyonun taşındığı bir küfedir. Bunların hepsini düşüneceğiz. Sırtında küfe olmayanlar bol bol atıp tutuyor” cümlelerini ekledi. İşçi sınıfındaki kendi emeğine yabancılaşma, bir sınıf olma vasıflarından uzaklaşma düzeyine çok güveniyor olmalı Erdoğan… O nedenle “85 milyonu da düşünmek zorunda olan lütufkar baba” havalarında konuşabiliyor.

Fakat günü gelecek işçiler de “Patronlar benim emek gücümün çoğuna zaten el koyuyor. Asgari ücret dediğin, benim ve ailemin en asgari ihtiyaçlarına denk gelen ücrettir. Bu da harcadığım emek gücünün sadece cüzi miktarıdır, sen ne diyorsun?” diyerek bu kan emicilerin karşısına dikilecektir.  85 milyonun babası havalarında konuşan, onlar adına sırtında yumurta küfesi taşıdığını iddia eden Erdoğan ve tüm sınıf düşmanları, işte o zaman ya nasıl konuşacaklarını öğrenecek ya da tarihte hak ettikleri yere gönderileceklerdir. Keza onları sırtındaki asıl küfe, bu sömürü düzeninin bekasını sağlamak, kendi servetlerini büyütmek için yaptıkları ince hesaplar-planlardır. Onları da bu küfelerden yine işçiler, emekçiler kurtaracak!