Perşembe, 5 Kasım 2026

Devrimci Proletarya’nın 20. Sayısı Çıktı



İki ayda bir yayınlanan teorik-siyasi dergi Devrimci Proletarya’nın (DP) Kasım-Aralık 2026 tarihli 20. sayısı çıktı


Sayının manşeti Avrupa Ayakta: Peki Biz Ne Yapıyoruz sorusunu soruyor. Bunun yanıtını ise “Avrupa’daki hareketi anlamlı kılan yalnızca insanların sokağa çıkması değil farklı taleplerin ortak bir mücadele zemininde buluşabilmesidir. Türkiye’de ihtiyaç duyduğumuz da tam olarak budur: Dağınık hoşnutsuzlukları seyretmek yerine onları işçi sınıfının bağımsız siyasal gücünü büyütecek bir örgütlenme hattında birleştirmek(tir)” diye veriyor. Kitlelerdeki hoşnutsuzluk ve tepki birikiminin büyümesiyle ona cesaret ve yön kazandıracak devrimci öncü müdahalenin önemi arasındaki ilişkiye dikkat çeken makale Türkiye’de asıl sorunun bu bağlantının eksikliğinde düğümlendiğinin altını çiziyor.

Selçuk Ulu, Acemoğlu İşçi Sınıfını Neden Şimdi Hatırladı başlığını taşıyan makalesinde Daron Acemoğlu’nun Hangi Liberal Demokrasi kitabında teorisini yapmaya soyunduğu “işçi sınıfı liberalizmi” stratejisinin içeriğini ve amacını irdeliyor. Sınıfın adını kullanan hatta ‘ondan yanaymış’ görüntüsü veren bu projenin işçi sınıfının tarihsel özgürleşme perspektifini nasıl silikleştirerek görünmez kıldığını sergiliyor. Bu nedenle onu “bir yandan sınıfsal öfkeyi sistemin içinde eritme misyonunu yerine getirirken öte yandan bu öfkenin anti-kapitalist içeriğini boşaltıp burjuva seçim koalisyonlarının hizmetine sunan bir ‘pasif devrim’ kılavuzu “ olarak tanımlıyor.

D.Emrah Zıraman Linki Aşağıya Bırakıyorum makalesinde bu kez internet ile seri üretim ilişkisi üzerinde duruyor. İletişim teknolojisinde 1990 sonrası hızlanan teknolojik gelişimin sermayenin internetle ilişkisinin düzlemini, boyutunu ve derinliğini nasıl değiştirdiğini çarpıcı verilerle sergiledikten sonra bunun seri üretim ve tüketimi nasıl kamçıladığı üzerinde duruyor. Zıraman’ın aktardığı verilere göre günümüzde internette 1 saniye içinde veri alışverişi yapan insan sayısının 2,3 milyar olduğu tahmin edilmekte. Makale, tekellerin bu alanı nasıl muazzam bir kâr kaynağı haline getirdiklerini rakamlarla sergilemekle yetinmiyor bu seri üretim-tüketim döngüsünün toplumsal alandaki yıkıcı sonuçlarına da dikkat çekiyor.

Kazım Bayraktar, Özel Mülkiyet Ekseninde Hukuk ve Sosyalizm dizisinin beşinci ve son bölümünde ekonomik sabotajlar ve Sanayi Partisi Davası, 1936 Anayasası ve 1936-’38 yargılamaları somutunda SB’nde devrimci adalet anlayışının 1930’larda geçirdiği evrimi irdeliyor. Ardı ardına karşılaştığı ekonomik ve siyasal saldırılarla boğuşmak zorunda bırakılan sosyalizmin kendisini savunma hakkıyla güvenlik paranoyasına kapılarak sosyalizm idealine de leke düşüren uygulamalar arasındaki salınımı doğuran tarihsel-siyasal nedenlere dikkat çektikten sonra makale sosyalizmin hukukla ilişkisi açısından çıkarılacak sonuçlara dair bir özetle noktalanıyor.

H. Selim Açan sosyalizm üzerine yazılarını bu kez Geriye Dönüş Süreçleri: Nerede Hata Yaptık dizisiyle sürdürüyor. Üç makaleden oluşacak dizinin bu sayıda yer alan ilki siyasete yabancılaşma, onu doğuran nedenler ve zamanla aldığı boyut üzerinde duruyor. Dizinin Çalışmaya Yabancılaşma ve Ekonomik Sorunlara Kapitalist Çözümler Aramak bölümlerine ise önümüzdeki sayılarımızda yer vereceğiz.

Mürüvet Küçük, Gerçekten Ne İstiyorsun: Sovyetler’de Geriye Dönüşün Romanı makalesinde sosyalist gerçekçi edebiyatın son yetkin temsilcilerinden olan Vsevolod Koçetov’un Gerçekten Ne İstiyorsun? Başlığını taşıyan romanını değerlendiriyor. Jürbinler ve Yerşov Kardeşler gibi birbirinden etkileyici romanların da yazarı olan Koçetov’un 1969’da kaleme aldığı bu romanını “Dostoyevski’nin Ecinniler’inin Sovyet toplumuna uyarlaması” olarak niteliyor. O sıra yazarın yönettiği Oktyabr dergisinde tefrika olarak yayınlanan roman, sosyalizmin değerlerine yabancılaşmış liberal aydınlar ve bürokratlaşmış kadroları havaya zıplatır. 20 kişilik bir aydın grubu romana karşı bir bildiri yayınlar çünkü romanda çizilen karakterlerde kendilerini görürler.

Oya Açan’ın geçen sayımızda yer darlığından yayınlayamadığımız “Sol”u Yoldan Çıkarma Stratejisi: Devşirilenler ve İdeoloji İnşası makalesi bu sayımızda yer alıyor. Yazar 18. sayımızda yayınladığımız Batı Marksizmi’nin Kavalcılarını Kimler Nasıl Yemlemiş makalesinin devamı niteliğindeki bu yazısında bu kez burjuvazinin iktidarı ve sistemin geleceği açısından “tehlikeli” gördüğü fikir ve eğilimleri ‘evcilleştirme’ stratejisinin can alıcı noktasını oluşturan “teori-pratik ilişkisinin tersyüz edilişi” üzerinde duruyor, söylemi her şey haline getiren “teorik radikalizm”in ‘68’le kurduğu ilişkiyi irdeliyor.

Çiğdem Devran Emperyalistlerin “İnovasyon” Dedikleri Gerçekte Neyin Dönüşümü makalesinde Avrupalı emperyalist devletlerin son yıllarda büyük gürültü kopardıkları ‘dönüşüm’ programlarının içyüzü üzerinde duruyor. Kapitalizmin bütünsel krizi koşullarında yeni bir birikim modeli kurmaya çalışan Avrupalı emperyalist devletlerin bir taraftan ABD ve Çin karşısında neden ‘ortaklaşmaya’ ihtiyaç duydukları ama bunu neden gerçekleştiremediklerini Almanya örneğinden hareketle sergiliyor. Makale, faturanın işçi sınıfı ve emekçilere çıkarıldığı bu süreçte sendikal bürokrasinin sergilediği uzlaşmacı alçak profile dikkat çekerek sınıfın tabana dayalı bağımsız örgütlenmesinin artan önemini vurgulayarak bitiyor.

Sayının arka kapağı Ekim Devrimi’nin 109. Yıldönümü nedeniyle afiş formatında düzenlenmiş. Alt yazı biçiminde düşünülmüş kısa metinde “geleceğe uzanan bir yolun açılışı, bir çağın başlangıcı” olarak tanımlanan Ekim Devrimi’nin arkasından yaşanan süreçte sosyalizmin inşası tökezlemiş hatta geri döndürülmüş olsa bile o ateşin yanmaya devam ettiği vurgulanıyor. Ve “onun temsil ettiği ideallerin, esinlediği ruhun söndürülmesi olanaksızdır!” deniyor.

Devrimci Proletarya’nın 20. sayısını İstanbul’da Mephisto Kitabevi’nin Kadıköy, Beşiktaş ve Beyoğlu şubelerinde, Ankara’da Alınteri büromuzda, İzmir’de ise Yakın Kitabevi’nde bulabilirsiniz.

Bugüne kadar yayınlanmış 19 sayının yazıları ve pdf’lerine www.devrimciproletarya.org sitesinden ulaşabilirsiniz.

20. sayının yazıları ve pdf’ine ise 15 Kasım’dan sonra aynı siteden erişebilirsiniz.