Salı, 27 Ekim 2026

Makaleler

Eylül, 2022

  • 4 Eylül

    ¿ Sıra kimde

    Nəriman Bakı “Naziler komünistler için geldiğinde sesimi çıkarmadım; çünkü komünist değildim. Sosyal demokratları içeri tıktıklarında sesimi çıkarmadım; çünkü sosyal demokrat değildim. Sonra sendikacılar için geldiler, bir şey söylemedim; çünkü sendikacı değildim. Sonra Yahudiler için geldiler, sesimi çıkarmadım, çünkü Yahudi değildim. Benim için geldiklerinde, sesini çıkaracak kimse kalmamıştı.” Önce Naziler’e destek …

Temmuz, 2022

  • 29 Temmuz

    Türkiye batarken

    Cihan Çetin Yaptığı Youtube yayınlarında güncel göstergeleri analiz eden ekonomist Atilla Yeşilada 6 Temmuz 2002 tarihindeki yayında şunları söyledi: “Serbest piyasa ekonomisi mükemmel değildir, ama öteki sistemlerden daha iyidir. Ama kendi başına çalışmaz. Serbest piyasayı kendi başına bırakırsanız bir milletin, vatandaşın, tüketicinin kanını emen monopoller, tekeller ortaya çıkar. Finansal piyasalarda …

Nisan, 2022

  • 3 Nisan

    Ukrayna savaşının gösterdikleri

    Nabi Kımran Savaş Ukrayna’da top gülleleriyle, dünya çapında ise propaganda salvolarıyla sürüyor. Ukrayna halkının kulaklarının neden sağır olduğu belli; cephe hattı dışında kalan dünyada ise propaganda kakafonisi kulakları sağır ediyor, aklı, vicdanı rehin alıyor. Verili hegemonik haliyle propagandanın gerçeklerle alakası pek yok. Gerçekliğin sınırlı bazı görünümlerini kanırtarak öne çıkaran, bando …

Mart, 2022

  • 8 Mart

    Erkek egemenliğinin ruhu özel mülkiyettir

    Av. Kazım Bayraktar Orta çağın sonuna doğru (burjuva sınıfı erkeklerinin) elinde gelişmekte olan sanayi sermayesinin hızla artan işgücü ihtiyacı, toprağa zincirlenmiş emekçileri “özgürleştirme”yi feodal sisteme dayatırken, hukuk da dinin egemenliğine karşı bayrak açıyor, “yasalar önünde eşitlik” ve “özgürlük” vaat ediyordu. Dinden kurtulan hukuk “Akıl”ın öncülüğünde, “Sosyal Sözleşme” teorilerinin elleri üstünde …

  • 5 Mart

    Karabasanın Dönüşü

    Cihan Çetin Time dergisi Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı için Fukuyama’nın “Tarihin Sonu” kitabına işaret ederek, kapağına şu manşeti attı: Tarihin Geri Dönüşü (The Return of History).  Fukuyama’nın görüşü ne kadar burjuva aptallığı ise, Time’ın kapağı da o kadar burjuva aptallığı. Ne var ki, Time dergisinin kapağındaki açık şaşkınlık biz komünistlerin tarih …

Kasım, 2021

  • 29 Kasım

    Kabak Tadı Verdi…

    Ne zaman Kürtlerle Türkiyeli devrimci-demokrat güç ve dinamiklerin yan yana geldikleri taktirde siyasal ve toplumsal süreçlerin seyrini etkileyip değiştirebilecekleri bir konjonktür belirse bunların tepkime biçimleri değişmiyor. Sırf Kürtlerle yan yana gelmemek için apar topar ayrı bir odak inşasına yöneliyorlar. Bahane olarak da “sosyalizmi hedefleyen sınıf devrimciliği” iddiasının arkasına saklanıyorlar.

Ekim, 2021

  • 17 Ekim

    Yüzeye Vuran Dip Dalgaları

    Son birkaç yıldır tüm topluma kabus gibi çöken baskı ve zulme karşı umutları, bu umutların gerçekleşmesi için yeri geldiğinde kitlelerin militanlaşmasını, bu uğurda dişe dişe çarpışmayı göze almalarını yok saymak kesinlikle aymazlıktır!

Mart, 2021

  • 27 Mart

    Ya canını ya “özgürlüğünü”!

    Toplumun yüzde 64'ünün iptaline cepheden karşı çıktığı İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesi “eşcinselliği teşvik ediyor, aile yapısını bozuyor” gibi nefret söylemleriyle savunuldu. Başta kadınlar olmak üzere ayrımcılığa uğrayan ve nefret söyleminin hedefi durumundaki kesimler de elbette boş durmayacak! Burjuvazinin devleti, kadınların yapıcı olduğu kadar yıkıcı gücünün de farkında, zaten bütün korkuları da bundan!

  • 20 Mart

    Balıklar da kaçtı!..

    Türkiye'ye demokrasinin Avrupa'dan geleceği beklentisi liberallerimizin amentülerinden biridir. Onlara bakılırsa, “Hem rejimin taşlaşmış karakteri hem de toplumsal muhalefet dinamiklerinin zayıflığı, dağınıklığı, örgütsüzlüğü” nedeniyle Türkiye'de demokrasinin iç dinamikleri zayıftır. Aradaki bu açığı AB'nin desteğinin kapatması umulur ve beklenir. Lakin bu destek bir türlü gelmez.

  • 18 Mart

    Paris Komünü: İlk işçi devleti 150 yıl önce doğdu

    18 Mart 1871 sabahı, Paris gök gürültüsüyle uyandı: Yaşasın Komün! Sadece 72 gün yaşayabilen ilk işçi devleti gözlerini bu haykırışla açtı dünyaya. Barikat başlarına çıktı paçavralar içindeki proleterler, kadınlar silahlandı, çocuklar geleceklerine atıldılar... Geçmişten geleceğe, hem ders hem coşku taşıdı katledilen isyancıların kanlarının kızıla boyadığı dünya!