AKP-MHP faşist koalisyonunun savaş politikalarını hedefe çakan sendikalar, demokratik kitle örgütleri, meslek örgütleri, kadın örgüleri ve ekoloji örgütleri savaş politikalarından derhal vazgeçme çağrısı yaptı.
KESK: Savaşa hayır barış hemen şimdi demenin zamanı
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu , savaşın halklar, emekçiler, çocuklar ve kadınlar için daha fazla ölüm, daha fazla yoksulluk, daha fazla sömürü, daha fazla soyun ortamı olduğunu kaydetti. Türkiye işçi sınıfı ve emekçi halklarına gerekli olanın savaş değil barış olduğunun altını çizen KESK, “Böylesi dönemde emekçiler olarak şoven ve milliyetçi dalgayı göğüslemek, barış ve özgürlük çağrılarını büyütmek için birlikte ve kararlı tutumda ısrar etmeliyiz. Savaşta, sermayeden ve güvenlikçi politikalardan yana olan bütçeye karşı insanca bir yaşam, emekçinin hakkını savunan, demokratik bir bütçeyi elde etmek için bir mücadele örgütlediğimiz böyle bir zamanda ‘savaşa hayır, barış hemen şimdi’ demenin zamanıdır” dedi.
İnşaat-İş: Savaşa ve işgale hayır!
“Savaşa ve işgale hayır! Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği”, başlıklı bir açıklama yayımlayan İnşaat-İş de “Kardeş Kürt halkının yüzyıllardır süren özgürlük mücadelesini yok edemeyen faşizm, yeni katliamlarla bu mücadeleyi yok edeceğini sanıyor. Faşizm yenilecek, halkların kardeşliği kazanacak!” vurgusu yaptı.
TMMOB: Ülkemizin geleceğini karartıyorlar
TMMOB ise, ülkenin bu hale kanlı ve kirli savaş politikalarıyla geldiğini belirtti. TMMOB, “Terör ve savaş yolu, masum insanların yaşamını, ülkemizin geleceğini karatmaktan başka bir anlama gelmez. Yaşamını yitirenlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Adres barıştır, çözüm barıştır” ifadelerini kullandı.
Umut-Sen: Saldırılar derhal durdurulsun!
Umut-Sen, yoksulluğun, işsizliğin giderek büyüdüğü ülkede işçi ve emekçilere sömürü, soygun ve talan dışında çözüm üretemeyenlerin, kendi siyasi bekaları için şovenizmi, milliyetçiliği, ırkçılığı körükleyerek seçim malzemesi yaptığını, Kürt halkına yönelik sınır ötesi saldırılarla halkı açlık ve savaşla tehdit edip susturmaya çalıştığını kaydetti ve şöyle devam etti: “Savaşa hayır! Bu saldırılar derhal durdurulmalı! Ülkemizde ve bölgede savaş politikalarıyla iktidarını sürdürmeye çalışan siyasi iktidar kaybedecek, halkların kardeşliği kazanacak!”
KBG: İnsan hayatları seçim ve iktidar hesabı haline getirilemez
Kadınlar Birlikte Güçlü, iktidarın İstiklal Caddesindeki bombalı saldırıyla kendisine bahane ürettiğini hatırlattı: “Terör diye diye kadınların, çocukların yaşam alanlarında terör saçan; savaşı, işgali, ölümü her güç kaybettiğinde bir seçim stratejisi olarak ezberleyen iktidara karşı susmuyoruz. IŞİD’in Ezidi halkına yönelik soykırım girişimiyle hatırladığımız Şengal ve yenilgiye uğratıldığı Kobanê başta olmak üzere bu tür yapılanmalara karşı verilen mücadeleyi sekteye uğratan, IŞİD zihniyetini destekleyen bu bombardıman hiçbir halkın değil, yalnızca kendi konumu için her oyunu oynamaya hazır olan iktidarın yararına. Yalanlarına rağmen biz kadınlar çok iyi biliyoruz; Rojava’ya yapılan hava saldırısı Türkiye’deki bizlerin ‘güvenliği’ için değil, iktidarın geleceği için. Bugün dünden daha güvensiziz. Yüksek sesle söylemeye devam edeceğiz: İnsan hayatlarını bir seçim ve iktidar hesabı haline getiren savaşa hayır!”
Ekoloji örgütleri: Cesaretle barışı savunun!
Ekoloji örgütleri de doğanın ve yaşamın en temel ihtiyacının barış olduğunu kaydetti. Doğa savunucuları olarak iktidarı savaş politikalarından vazgeçmeye çağıran ekoloji örgütleri, “Barıştan yana söz söylenilmesinin önüne geçmeye çalışan iktidarın bu kirli politikalarına karşı, muhalefet partilerini, sendikaları, demokratik kitle örgütlerini, meslek odalarını ekoloji örgütlerini, ulusal ve uluslararası alandaki tüm doğa ve yaşam savunucularını cesaretle hakikati ve barışı savunmaya çağırıyoruz” dedi.
İHD: Savaşa hayır!
İnsan Hakları Derneği, seçim öncesi dönemde Kürt sorununda çatışmada ısrarın insani ve ekonomik krizi derinleştireceğini ve siyasi kaos yaratacağını belirtti. İHD, “Ekim 2021’de kabul edilen Irak ve Suriye tezkerelerinin iptal edilerek, Türkiye’nin Irak ve Suriye’deki askeri güçlerini Türkiye sınırları içerisine çekmesini ve gerek bu ülkelerde gerekse de Kürt siyasi hareketi ile Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yollardan çözümü noktasında askeri seçenekler dışı çözümler üreterek yeniden bir barış sürecini inşa etmesini gerektiğini belirtmek isteriz” dedi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!