Berlin Başbakanlık Binası’nın önünde 44 gündür bir eylem gerçekleştiriliyor. Alana kurdukları çadırlarda yatıp kalkıyorlar. İlk 18 gün açlık grevi yapmışlar; şu anda açlık grevi yok ancak çadırlarda eylem devam ediyor.
Berlin Başbakanlık Binası’na en yakın tren istasyonundan çıkınca ilk gözümüze takılan çadırlara doğru yürümeye başladık fakat çadırlara yaklaştığımızda İran bayraklarının dalgalandığını gördük. Çadırların önünde İran’da son dönemde idam edilenlerin ve Şah’ın resimleri asılıydı. Yanlış yere gelmişiz. Çadırların önünde bir şeylerle uğraşan adama Azerice Azerbaycanlıların çadırlarını sorduk. Eliyle işaret ederek karşı tarafı tarif etti.
Azerbaycanlıların çadırlarının etrafında kimse görünmüyordu. Sadece birkaç polis ve fotoğraf çeken birkaç turist görünüyordu.
Çadırların ön kısmında birkaç sandalye ve küçük sehpa vardı. Sandalyelere oturduk. Bu sırada çadırın içinden birisi bizi fark ederek dışarıya çıktı ve sohbet etmeye başladık. Diğer arkadaşları uyuyorlardı, daha sonra bir kişi daha uyanarak yanımıza geldi. Rauf Terekeme halkındanmış; onunla Terekeme-Karapapak halkı üzerine ve âşıklık kültürü üzerine kısa bir sohbet ettik. Elşan da Almanya’da yeni bulunan bir gençmiş.
Eylemin amaç ve taleplerini sorduk onlara. Azerbaycan’da dokuz kadın gazetecinin asılsız ve haksız suçlamalarla tutuklandıklarını anlattılar. Onlara göre bu gazeteciler Azerbaycan devlet başkanının yolsuzluklarını ifşa ettikleri ve diktatörlüğünü teşhir ettikleri için tutuklandılar. Başka dört kadın ise Kerbela’nın yıldönümünde türbanlı olarak insanlara su dağıttıkları için tutuklanmışlar. Azerbaycan okullarında türban takmak yasakmış. Sadece özel okullarda, eğer okul idaresi izin verirse türban giyilebiliyormuş. Ayrıca bir doktor ve arkadaşı Ekim Sosyalist Devrimi’nin yıldönümünde Sovyetler Birliği bayrağıyla yürüyüş yaptıkları için tutuklanmışlar. Ancak tutuklananların hepsi kriminal suçlamalarla itham edilmişler.
Anlattıklarına göre şu anda Azerbaycan’da 400 siyasi tutuklu bulunuyor ve bunların 40’ı gazeteciymiş. Tutuklanan gazeteciler Meydan TV, Toplum TV ve Abzas medya gibi rejime muhalefet eden medya kurumlarında çalışanlarmış. Ayrıca Azerbaycan’da çıkarılan yeni bir yasaya göre polis, uygun gördüğü bir insanı kelepçeleyip, kişinin rızasını almadan akıl hastanesine atabiliyormuş.
Azerbaycan’da muhalefet partisi başkanı Ali Kerimi de tutuklanmış. Elbeyi adında bir gencin işkence edilerek öldürüldüğünden söz ettiler. Bu genç de AXCP yani Azerbaycan Halk Cephesi Partisi üyesiymiş. Elbeyi, Aliyev’in “Gül Bayramı” olarak adlandırılan doğum gününü “Kul Bayramı” olarak tanımladığı için gözaltına alınmış.
Anlattıklarına göre Karabağ savaşında sakat kalan insanlardan 110 kişi kendini yakmış. Devlet onlara yeterli bakım, ilgi ve tedavi sağlamamış.
Eğitimli ve meslek sahibi insanlar Azerbaycan’ı terk ediyorlarmış.
21 Temmuz’da Aliyev, Almanya Başbakanı Merz’i ziyaret etmiş. Bu ziyaret sırasında başbakanlar direniş çadırlarının önünden geçmişler; onlar da sloganlarla taleplerini dile getirmişler.
Almanya gazeteleri direnişe yeterince yer vermemişler. Ayrıca direnişe desteğin çok zayıf olduğundan söz ettiler.
Bize ikram ettikleri çayları yudumlarken ezilenler için haykıran sazımızla Azeri türküleri çığırdık. İki gün sonra daha kitlesel bir ziyaretle siyasi tutukluların özgürlük ve adalet talepleri için direnişi ziyaret etmek üzere sözleşip vedalaştık.
Berlin Başbakanlık Binası’nın Önünde Azerbaycan’daki Siyasi Tutsaklar için Çadır Eylemihttps://t.co/wODC0G5hiN pic.twitter.com/sFfS1Pfo5M
— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri5) July 29, 2026
Turgay Ulu – Berlin
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!