Kubur, yaşam ile ölüm seçeneğiyle karşı karşıya bırakıldığında, aslında yaşamak olmayan dipsiz bir karanlığın ve çürümenin girdabına sürüklenen bir ihanetçinin kendisiyle yapmış olduğu tartışma/“hesaplaşma” sayıklamalarını zihninizde canlandırmaya çalışıyor. Direnmenin unsurlarını da belki bütün yönleriyle bilmeyiz ama çözülmenin, ipinden boşalmış bir sandal gibi hiçbir limana ulaşmayan o dipsizliğin nasıl olup da bu kadar tahrip edici olduğunu hayal bile edemeyiz
Devamını Oku »
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!