Stefan Zweig
Kısa öykülerinde sıradan insanın iç dünyasındaki tutkuları, çözemediği çelişkilerin gizli kalsalar bile fırsatını buldukları anda nasıl su yüzüne çıkabildiklerini resmetmeye çalışan Zweig’in bu öyküsünde de aynı şey vardır. Bir kadın, burjuva yaşamın o doygun gibi görünen durgunluğu-sıkıcılığı içinde yaşayıp gidiyorken, karşılaştığı züppe bir burjuva genç tüm hayatını altüst edecektir. Bu durgunluğun, monotonluğun yarattığı bunalmışlıkla bastırdığı tutkuları arasındaki çelişki bu gençle karşılaşmasıyla açığa çıkar.
Zweig tam da bu noktada insan ruhundaki gizli tutkularla onları harekete geçirecek faktörlerin buluştuğu noktada bir kadına neler yaptırabileceğini ve davranışlarımızın her zaman rasyonel sebeplere dayanamayabileceğini anlatmaya çalışır.
İnsanın ruhsal dünyasının kıvrımlarına inmeye, görünenin altındaki gerçek devinimi, saklı olan gerçekleri açığa çıkarmaya çalışan psikolojiyle alakalı kitapları okumayı sevdiğimden, Bir Kadının Yaşamından 24 Saat’ini de bu açıdan çok etkileyici bulduğumu söyleyebilirim. Psikolojik öykü olduğundan sıkıcı olduğu sanılmasın, aksine çok akıcı ve sonunu merak ettiriyor.
Kitaptan bir cümle, okumak isteyenlere fikir verebilir belki:
Bir kadının, hayatının bazı anlarında istemeden ve farkında olmadan bazı gizli güçlerin esiri olabileceği gerçeğini reddetmesinin altında; insanın kendi iç güdülerinden, doğasındaki şeytanlıklardan korkmasının yattığını, bazı insanların kendilerini ‘kolay baştan çıkarılanlar’dan daha güçlü, daha namuslu, daha temiz hissetmekten zevk aldıklarını söyledim.
Zweig okurken bir bakarsınız sonuna gelmişsiniz, bu hikâyede de aynı şey yaşanıyor.
‘Empati ve ahlaklı duruş nedir?’ sorusunun cevabını çarpıcı bir şekilde önünüzde buluyorsunuz. Stefan Zweig’ın dul bir burjuva kadınının tanımadığı bir başka düşkün burjuva gence karşı duyduğu arzu, ilgi ve sonrasında gelişen olaylarla birlikte duyduğu pişmanlığı anlattığı kitabı diğer kitaplarına göre daha az etkileyici olsa da okunmayı hakkediyor.
Keyifli okumalar
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!