Çiçek Özgen
Derinleşen ekonomik kriz, eşitsiz gelir dağılımıyla birlikte yoksulluğu giderek derinleştiriyor. Bundan da en fazla çocuklar etkileniyor. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın “Türkiye’de çocuk yoksulluğu: Mevcut durum ve riskler” raporununa göre her 3 çocuktan biri yoksul. TÜİK’in bile gizleyemediği ve kullandığı bu verilere göre 2023 yılı itibarıyla 0-17 yaş grubunda 7 milyondan fazla yoksul çocuk bulunuyor. Rapora göre yoksulluk, bebek ve çocuklarda diğer yaş gruplarına oranla daha yaygın durumda. Yoksulluk oranı 2022 itibarıyla 0-2 yaş arası bebeklerde yüzde 41.4, 3-14 yaş arası çocuklarda yüzde 43.8, 15-24 yaş arası gençlerde ise yüzde 29.9.
Çocuklar beslenemiyor
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), 2022 Türkiye Çocuk Araştırması sonuçları verilerine göre ise 6 ay – 17 yaş aralığındaki çocukların yüzde 62.4’nün her gün tükettikleri yiyecekler arasında ekmek veya makarna ilk sırada yer alıyor. Çocukların gelişiminde önemli ola peynir, süt gibi yüyecekleri sadece çocukların yarısı her gün tüketebiliyor. Yani çocuklar sadece geçici tokluk hissi yaratan besinlerle besleniyor. Beslenme yetersizliği, beraberinde fiziksel ve psikolojik yoksunlukları da getiriyor. Örneğin demir eksikliği, boy kısalığı, obezite gibi fiziksel sorunlar, okul çağındaki çocuklarda derslere yoğunlaşma ve kavramada düşüş gibi bilişsel sorunlar yaşıyor.
Öyle ki, gelişme çağındaki çocukların temel besinlerden yoksun kalmaları nedeniyle çocuk ölümleri haberleri geliyor.
Yoksulluk sarmalında büyüyen bu çocukların çoğu için gelecek de birşey vaat etmiyor. Çoğu küçük yaşlarda aile geçimine katkı vermek için çalışmak zorunda kalıyor. Okuyan çocuklar için de eşitsizlik ve yoksulluk belirleyici oluyor. İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) “Ekonomik Krizin Eğitim Maliyeti” raporuna göre geçen yıl her 4 çocuktan biri okula aç gitmek zorunda kaldı. Ailelerin çoğu çocuklarının beslenmelerine kuru ekmek dışında koyacak birşey bulamıyor. Bu cocukların büyük çoğunluğu yarının işsizler ordusuna katılacak. Çünkü eşitsiz ve adaletsiz dağılım kapitalizmin kuralı. Onda geleceğe dair bir umut bulmak mümkün değil.
Okumak da çare değil…
Okumak, bir diploma sahibi olmak bile artık çare değil, ki barınma ve beslenme gibi büyük sorunlarla baş etmeniz gerekiyor okumak istiyorsanız. Geçtiğimiz yıl her iki üniversiteliden birinin beslenme sorunu yaşadığı ortaya çıkmıştı. Üstelik özellikle metropollerdeki üniversitelerde okuyacaksanız bir de barınma sorunu ile başetmeniz gerekecek. Üniversiteye gitmek, diploma almak artık bir farklılık yaratmıyor. “Diplomalı işsizler ordusu” olarak isim güncelleniyor o kadar. Şu anda bile ülkede işsizlik sayısı 9.2 milyonu aşmış durumda. Gençlerin işsizlik oranı ise 2023 yılının Haziran ayında sadece yüzde 18.6 olarak saptanmıştı. İş bulanlarsa ağır koşullarda, düşük ücretlerle boğuşuyor.
Sistem çocuklar ve gençlere geleceksizlik, umutsuzluk vaadediyor
TÜİK 2022 Türkiye Çocuk Araştırması’nda yoksulluk ve yaşam verilerinden çıkan ciddi sonuçlardan biri de 5-17 yaş arası çocukların yüzde 7,3’ü kendisini her gün depresyonda hissetmesi. Zorunlu eğitim çağındaki, 1 milyon 958 bin 888 çocuk depresyonda ve kaygı altında yaşıyor. Yine TÜİK verilerine göre gençlerin yarısından fazlası (yüzde 55,5) kendini mutsuz olarak ifade ediyor. Yani çocuklarımız, gençlerimiz kaygılı ve mutsuz. Çünkü kapitalizm yoksulluk, umutsuzluk, geleceksizlik ve mutsuzluktan başka birşey vermiyor, vermeyecek de…
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!