Çarşamba, 19 Ağustos 2026

Bilgisayar Krizi: Kapitalist Üretimin Kırılganlıkları ve Devrimci Hackerlara Düşen Sorumluluklar



Devrimci hackerlar, kapitalist üretim ve emperyalist egemenlik karşısında işçi sınıfının çıkarlarını savunan dijital savaşçılar olarak daha fazla öne çıkabilmeliler. Bu hackerlar, kapitalist sistemin dijital altyapısındaki zayıflıkları hedef alarak, sistemin kırılganlıklarını ortaya çıkarabilir ve grevlerle birlikte, kapitalist işleyişi felce uğratabilirler.


Selçuk Ulu

Kapitalist üretimin gözü dönmüş kâr hırsı ve emperyalist egemenlik çatışmasıyla birleşik kullandığı teknolojiye bağımlılığı onun kırılganlıklarını da ortaya çıkarıyor. 19 Temmuz’daki büyük Microsoft çöküşü bu kırılganlıkların ve sistemin zayıf karnının çarpıcı bir örneği olarak yaşandı.

Büyük Microsoft çöküşü, CrowdStrike isimli Amerikan siber güvenlik tekelinin bir güncelleme hatasından kaynaklandı.* Bu güncelleme Windows bilgisayarlarda büyük çapta arızaya yol açarak dünya genelinde dijital hizmetlerin kesintiye uğramasına neden oldu. Havayolları, demiryolları, bankalar, borsalar, üretim tesisleri, hastaneler gibi birçok alanda yaşam durdu. Dünya çapında 8,5 milyon bilgisayarda “mavi ekran” hatasıyla karşılaşıldı ve bu durum,küresel ekonomide büyük bir kaosa yol açtı.

Dünyanın bilişim altyapısının önemli bir bölümünün çöküşünün temel nedeni, toplumun ihtiyaçlarını esas almak yerine azami kâr güdüsünün yön verdiği kapitalist ekonomik sistemin anarşik yapısıdır.

Kapitalist sistem, azami kâr ve verimlilik arayışıyla üretim süreçlerini optimize etmeye çalışır. Ancak bu süreçte üretimin parçalanması ve ucuz işgücüyle yaratılan küresel tedarik zincirleri ve dijital altyapılar sistemin kırılganlıklarını artırır. “Tam zamanında” üretim ve geniş tedarik zincirleri, kriz anlarında sistemin tamamen çökmesine neden olabilir. Microsoft’un çöküşü bu kırılganlıkların somut bir örneği olarak karşımıza çıktı.

Devrimci Hackerlar ve Dijital Mücadele

Bu olay aynı zamanda kapitalist sistemin dijital altyapısının ne kadar kırılgan olduğunu göstermiş oldu. Bu durumda devrimci hackerlar kapitalist üretim ve emperyalist egemenlik karşısında işçi sınıfının çıkarlarını savunan dijital savaşçılar olarak daha fazla öne çıkabilmeliler. Bu hackerlar, kapitalist sistemin dijital altyapısındaki zayıflıkları hedef alarak, sistemin kırılganlıklarını ortaya çıkarabilir ve grevlerle birlikte, kapitalist işleyişi felce uğratabilirler.

Devrimci hackerlar, kapitalist tekellerin dijital altyapılarındaki güvenlik açıklarını tespit ederek bu açıkları daha etkin bir biçimde kullanmalılar. Özellikle hak arayışında olan işçi ve emekçilerin eylemlerini ve grevleri kırmaya çalışan saldırganlığa geçit vermeyecek biçimde dijital bağımlılığı olan üretim süreçlerini kesintiye uğratabilir ve kapitalistlerin “tam zamanında üretim” süreçlerini ve kârlarını tehdit edebilirler.

Devrimci hackerlar, suç dosyası kabarık olan tekellerin ve devletlerin gizli belgelerini sızdırarak işçi sınıfı ve emekçilerin aydınlanmasına katkıyı artırıp kamuoyunu kapitalistlerin gerçek yüzü hakkında bilgilendirebilirler.

Dijital grevler ilan ederek kritik altyapılara yönelik saldırılar gerçekleştirebilirler. Bu tür eylemler, kirli savaş suçu işleyen askeri alanları, emekçileri borç batağına sürükleyen bankaları felce uğratabilir.

Devrimci hackerların bu tür eylemleri, işçi sınıfının örgütlenmesi ve grevler için güçlü bir kaldıraç işlevi görür. Kapitalist üretimin kırılgan yapısı bu tür dijital mücadelelerle daha belirgin hale gelir. Sistematik ve organize dijital saldırılar grevlerle birleştiğinde kapitalist sistemin dayanıklılığını test eder ve onun zayıflıklarını açığa çıkarır.

Sonuç olarak tüm evrenin canına okuyan kapitalist tekeller kâr hırsı ve emperyalist egemenlik peşinde koşarken, kendi kırılganlıklarını yaratır. 19 Temmuz’da yaşanan büyük Microsoft çöküşü, bu kırılganlıkların ve sistemin savunmasızlığının bir örneğidir. Devrimci hackerlar ve işçi sınıfı örgütleri, bu tür krizleri bir kaldıraç olarak kullanarak kapitalist emperyalizmi köşeye sıkıştırarak sosyalizm mücadelesinde elini güçlendirebilir. Bu bağlamda, sistemin zayıflıklarını hedef alan organize dijital eylemler ve grevler, kapitalist sistemin tarihe gömülmesi kavgasında önemli bir stratejik rol oynayabilir.

*Bu hatanın bilinçli yapıldığına dair komplo teorileri de mevcut. Bu komplo teorilerinin temel argümanını Biden’ı destekleyen Microsoft’a bir mesaj verildiği görüşü oluşturuyor. Hatta bunun Trump’a suikast girişimine bir yanıt niteliğinde olduğunu savunanlar da var. Bunlar zayıf ihtimaller olmakla birlikte olmayacak işler değil. Fakat şu an meselenin bu boyutuyla ilgilenmiyoruz.