Cumartesi, 1 Ağustos 2026

DÜNYA HALİ

Nisan, 2022

  • 3 Nisan

    Gerçeklik: Değerin ve değersizliğin krallığı

    Plastik zevkler, plastik düşler. Televizyonun herkese vaat ettiği ama çok az kişiye bahşettiği bu cennet, plastik. Hepimiz onun hizmetindeyiz. Eşyaların giderek daha çok, insanların ise daha az önemli olduğu bu uygarlıkta amaçlar araçların esiri: Eşyalar seni satın alıyor, otomobil seni kullanıyor, bilgisayar seni programlıyor ve televizyon seni seyrediyor. İnsanlar giderek …

Mart, 2022

  • 27 Mart

    Bir Mücadele Gününün Doğuşu: 1 Mayıs

    1889’daki I. Kongresinde 8 saatlik işgünü için 1 Mayıs 1890’dan başlayarak işçi sınıfını her yıl eş zamanlı Uluslararası gösteri yapmaya çağıran II. Enternasyonal kökenli sosyal demokrat partiler de içinde olmak üzere, bu önemli günle tarihçiler dışında çok az kişi ilgilenmiştir. Bu, 1889 II. Enternasyonal toplantılarına fiilen katılmış ve hala varlığını …

  • 15 Mart

    Direniş efsanesi Newroz

    “Newroz, kökeni Babil ve Asur Krallığı’na başkentlik yapan antik Ninova’ya kadar giden bir mitolojiye dayanmaktadır. Mezopotamya’dan Orta Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada coşku ile kutlanan Newroz, herkes için farklı anlamlar taşısa da, Kürt halkı açısından mitolojik ve kültürel yönü siyasal mesajlarıyla birleşerek diriliş, yeniden doğuş, direniş ve zulme karşı başkaldırının …

  • 8 Mart

    “Komün’ün asi kadınları”ndan bugüne…

    …Kadınlar eyleme ses verdiler. Başkahramanları yüreklendirdiler ve gerçekleşecek trajediyi kışkırttılar; kısaca günün olaylarını yönettiler ve anlattılar. Kadınlar erkeklere sorumluluklarını anımsattıklarında ve erkekler diğer erkekleri eleştirdiklerinde ya da birbirleriyle dayanışma gösterdiklerinde, toplumsal cinsiyet normlarına uygun biçimde davranıyorlardı… Askerlere hakaret eden, kurt gibi uluyan ve silahları erkeklerden daha iyi koruyacaklarını iddia eden …

  • 2 Mart

    Başsız figürün kişiliksiz çehresi

    Emekliler bazen tamamen dikkatsizlikten kendilerini ıpıssız sokak ve meydanlarda bulurlar. Geçtikleri uzun duvarların dibinde onlardan başkası yoktur. O anki sessizlikleri yalnızlıklarının sessizliğidir, aralarına bir hastalık gibi sinsice sızmıştır. Bu sessizlik altmış yaşındaki iki üç adamın boğuk ayak sesiyle bozulacak gibi değildir. Bahçelerle, manastır, kışla ve bostan duvarlarıyla çevrili bu uzun …

Şubat, 2022

  • 24 Şubat

    Grevciler gücü, dostluğu ve umudu yanlarına almış yürüyorlardı

    Yaşadıkları mahallelerden çıkıp normalde sadece pazarları ailecek gittikleri şehir merkezine doğru yürümeye başladılar. Bulvarlarda kafe müşterileri duvara yapışarak kendilerine yol açıyordu. İnsan seli Paris Caddesi’ne doğru akıyordu. Bu güç gösterisinde bulunmak için önüne neresi çıkarsa oraya giren bir kalabalık değildi. Belli bir amacın peşinde, yek vücut sürüklenen bir varlıktı.

  • 11 Şubat

    Artık ‘Kamber Ateş nasılsın’ diyemeyecek

    12 Eylül 1980 darbesi sonrası tutuklu bulunan oğlunu ziyaretinde, Kürtçe konuşmak yasak olduğu için bildiği tek Türkçe cümle ile “Kamber Ateş nasılsın?” diyebilen İpek Ateş hayatını kaybetti.

Ocak, 2022

  • 31 Ocak

    Yunan vazosunu lazımlıktan ayırmak…

    Kremalı pastalarla ve şişkin bedenlerle dolu bu Habsburg İmparatorluğu’nda her şey tam ve tekil, saf ve yekpare olmalı; Avrupa temizlenmeli, dezenfekte edilmeli ve bir sisteme indirgenmeliydi. Kendi gücüyle başı dönmüş burjuvazi, artık gerçeği fanteziden, bir antik Yunan vazosunu lazımlıktan ayırmaktan acizdi, ama Viyanalı entelektüeller bunu onlar adına kaba kuvvetle yapacaklardı.

  • 3 Ocak

    3-4 Ocak 1991 Genel Grevi

    Yerin derinliklerinden geldiler, ellerinde susmak bilmeyen bir yeraltı güneşiyle, ağır ağır ama artarak geldiler. “Ölesiye ışık hasretiyle solmuş bu yüzlere grev grev güneş doğmuş...”

Aralık, 2021

  • 25 Aralık

    “Gelecek, kısmet olarak gelmez insanın ayağına…”

    Bir girdabın ortasında iki şey önemlidir: İlki hangi kıyıya doğru yüzmek istediğinizi bilmek; ikincisi de halihazırdaki çabalarınızın sizi o doğrultuda ilerletiyor olduğundan emin olmak. Böylece bir anda daha kesin bir şey isterseniz bulamazsınız diyordu Wallerstein; “onu ararken boğulursunuz.”