DÜNYA HALİ

Ocak, 2022

  • 31 Ocak

    Yunan vazosunu lazımlıktan ayırmak…

    Kremalı pastalarla ve şişkin bedenlerle dolu bu Habsburg İmparatorluğu’nda her şey tam ve tekil, saf ve yekpare olmalı; Avrupa temizlenmeli, dezenfekte edilmeli ve bir sisteme indirgenmeliydi. Kendi gücüyle başı dönmüş burjuvazi, artık gerçeği fanteziden, bir antik Yunan vazosunu lazımlıktan ayırmaktan acizdi, ama Viyanalı entelektüeller bunu onlar adına kaba kuvvetle yapacaklardı.

  • 3 Ocak

    3-4 Ocak 1991 Genel Grevi

    Yerin derinliklerinden geldiler, ellerinde susmak bilmeyen bir yeraltı güneşiyle, ağır ağır ama artarak geldiler. “Ölesiye ışık hasretiyle solmuş bu yüzlere grev grev güneş doğmuş...”

Aralık, 2021

  • 25 Aralık

    “Gelecek, kısmet olarak gelmez insanın ayağına…”

    Bir girdabın ortasında iki şey önemlidir: İlki hangi kıyıya doğru yüzmek istediğinizi bilmek; ikincisi de halihazırdaki çabalarınızın sizi o doğrultuda ilerletiyor olduğundan emin olmak. Böylece bir anda daha kesin bir şey isterseniz bulamazsınız diyordu Wallerstein; “onu ararken boğulursunuz.”

  • 14 Aralık

    “Bilimsel” ırkçılığın amaçları

    Ellerinde güç olsun yahut olmasın, yeryüzündeki neredeyse bütün topluluklar buna benzer aşağılayıcı söylemler üretmiş, bir Öteki inşa ederek kendi doğrularını dayatmaya çalışmıştır. Siyahları kullanabiliriz; evet büyükbaş hayvana çok benzemiyorlar fakat insan da sayılmazlar.

Kasım, 2021

  • 30 Kasım

    Adaletsizlik duygusu

    “Yoksullara yiyecek verdiğimde bana aziz diyorlar,” diyordu Brezilyalı piskopos Helder Cámara, “neden yiyecekleri olmadığını sorduğumda ise bana komünist diyorlar.”

  • 14 Kasım

    Savaş para demektir!

    1944’te, Almanya’daki bütün işgücünün üçte biri köle işçilerden oluşuyordu. Bunun anlamı, o zamanlar üretim yapan neredeyse her firmanın o ya da bu şekilde savaş ekonomisine dâhil olmasıdır. Kimler yoktu ki bu listede? Ikea’nın kurucusu Ingvar Kamprad, Alman savaş makinesinin en büyük üreticisi ve finansörü çelik ve silah tekeli Krupp, Bayer, kendisinin de üye olduğu Nazi Partisi’nin üniformalarının siparişini aldıktan sonra yükselişe geçen Hugo Boss, Daimler-Benz (Mercedes) patronları, otomobil tekeli BMW... Auschwitz kampının içerisinde dahi üretim yapan, hatta fırınların tasarımına da katkıda bulunan Alman teknoloji devi Siemens, fabrikalarında 20 bin köle işçi çalıştıran Robert Bosch...

Ekim, 2021

  • 28 Ekim

    İktidar zenginliğin babasıdır

    Yoksul bir ülkede para ile zengin bir ülkede para iki ayrı şeydir. Zengin bir ülkede para, pazarda mallar almanıza yarayan bir kağıt parçasıdır. Siz yalnızca bir tüketicisinizdir. Bir milyoner bile yalnızca bir tüketicidir. Daha çok satın alabilir, ama bir tüketici olarak kalır, daha fazla değil. Peki, ya yoksul bir ülkede? Yoksul bir ülkede para, harika bir şey, kalın bir güvenlik çiti, göz kamaştırıcı ve daima müthiş, sizi başka herkesten ayıran bir şeydir. Bu çit sayesinde, sürünen yoksulluğu görmezsiniz, sefaletin pis kokusunu duymaz ve insan tortularının seslerini işitmezsiniz.

  • 20 Ekim

    Örgütlenmiş zaman hediyesi ve ‘demir kafes’ler

    'Makam' terimi, hademeden en üst düzey bürokrata kadar herkesi kapsıyordu. Orduda olduğu gibi, bürokraside de, etkili iktidar piramit şeklindedir. Piramit “ussallaştırılmış”tır; yani her makamın, her bölümün tanımlı bir işlevi vardır. Emir komuta zincirinde yukarı çıktıkça denetimde olan insan sayısı azalırken, aşağı indikçe insanların sahip olduğu güç azalır ve örgütün içine alabileceği insan sayısı artar.

  • 14 Ekim

    Kolektif eylemin gücü ve imkanı

    Devrimci bir proje tasarlayabilmek, yani bugünü tasarlanmış bir geleceğe göre dönüştürmeye yönelik, üzerinde iyi düşünülmüş bir niyete sahip olabilmek için, bugüne bir nebze de olsa bir yerinden tutunmak gerekir. Mesaj basittir: Herkes gereksizleşebilir ya da herkesin yerini başka biri alabilir; dolayısıyla herkes yaralanmaya açıktır ve şu anda ne kadar yüksek ve güçlü görünürse görünsün, her türlü toplumsal mevki uzun vadede istikrarsızdır; imtiyazlar bile kırılgandır ve tehdit altındadır.

  • 6 Ekim

    Savaşı kim başlattı?

    Persler tutsağı Kyros'a götürdüler. Kyros Kroises'e seslendi: “Kim sana söyledi dost yerine düşman olarak karşılaşmayı? Yakılmak üzere odun yığınına doğru yürüyen Kroises yanıtladı: “Kabahat senin üstüne yürümek gibi bir kendini beğenmişliği bana veren Yunanlar'ın tanrısındadır. Çünkü, kimse barış dururken savaşı seçecek kadar deli değildir; barışta oğullar babalarını gömerler, savaşta babalardır oğullarını mezara indiren.”