Tıpkı okul ve kışla gibi, muktedirin ideolojik yapısını bütün çıplaklığıyla yansıttığı hapishane, yukarıdan aşağı örgütlenen toplumsal şiddetin hem bir parçası hem de yeniden üreticisidir
Devamını Oku »Etiket Arşivleri: Sel Yayıncılık
Nikola Vaptsarov: Kimseden Merhamet Dilemiyorum
Vaptsarov Mart 1942’de yakalanır ve aylarca süren işkencelere rağmen hiçbir şey söylemez. 23 Ağustos 1942'de idam edilir. Yargıç karardan önce son sözünü sorar: “Memleketimin gerçek bir oğlu olarak tam bir bilinçle hareket ettim. Pişman değilim. Kimseden merhamet dilemiyorum"
Devamını Oku »Nihayet
Sel Yayıncılık’ın kurucusu, 1974’ten beri yoldaşım İrfan Sancı, Adnan’ın (Yücel) şiirlerinin yayın hakkını sonunda resmen aldıkları haberini verdiği zaman aklıma o sarsıcı söz geldi: Adnan nihayet çatlağını buldu!
Devamını Oku »Başka Türden Bir “Zenginlik”…
Kısa boylu ve sıskaydılar, ama kaldırımın bir metre üzerinde yürüyor, kabalığın, kültürsüzlüğün, açgözlülüğün, bencilliğin üzerinden atlıyorlardı âdeta. Gayet yavaş, alçak sesle konuşuyorlar, asaletli, isabetli sözcükler kullanıyorlar, sözlüklere duydukları sevgiyi belli ediyorlardı
Devamını Oku »İrfan Yoldaş Ölümsüzleşti
İrfan Sancı yoldaşımızı bugün öğlen saatlerinde yitirdik
Devamını Oku »Hapishane Gibi Şehir
Ölüm cezasının olmadığı ülkelerde ölüm cezası gündelik olarak mülkiyet hakkını savunmak için uygulanıyor. Vahşi kapitalizm uygarlığında mülkiyet hakkı yaşama hakkından çok daha önemlidir. İnsanların nesneler kadar değeri yoktur
Devamını Oku »Kurşun Yarası Kapanır Ama Kırbacın Yeri Hep Sızlar
İngiltere’de, Amerika’da, Almanya’da ve bütün diğer uygar memleketlerde polis kırbaçlar, işçi kırbaçlanır. Sonra yemliğin başında rahatça oturanlar, yemlik aniden sarsılıp devrildiğinde ve her şey paramparça olduğunda şaşırırlar
Devamını Oku »Yılgınlığın Kara Bulutları
Ağzında yiyeceği, bezin kenarından kendini toprağa bırakıveren o zararsız kara karınca bu kez yolunu şaşırıp bir şezlongda yan gelip yatmış birinin ayağına tırmanıyordu.
Devamını Oku »Nikola Vaptsarov
Vaptsarov Mart 1942’de yakalanır ve aylarca süren işkencelere rağmen antifaşist mücadele veren arkadaşlarının planlarına dair hiçbir şey söylemez. Yargıç karardan önce son sözünün olup olmadığını sordu: “Memleketimin gerçek bir oğlu olarak tam bir bilinçle hareket ettim. Pişman değilim. Kimseden merhamet dilemiyorum.”
Devamını Oku »‘Çünkü bir zenginin acelesi vardı’
İş cinayetleri, “kazaları”, işsizlik, açlık... Soma AŞ.’nin ya da modern toplama kampı haline getirilmiş fabrikaların, işletmelerin “hadi, hadi” ile özetlenen üretim baskısı, Jorge Amado'nun, Alınteri adlı romanında çarpıcı biçimde dile geliyor
Devamını Oku »
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!